Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2020/6947 Esas
2022/1096 Karar
14/02/2022
“Her ne kadar menfi tespit davalarının bazı türlerinde, kural olarak ispat yükü davalı alacaklıya düşmekte ise de, bu kural mutlak nitelikte olmayıp, bir kambiyo senedinin karşılıksız (bedelsiz) kaldığının iddia edilmesi suretiyle açılan menfi tesbit davasında ispat külfeti, değişen ispat yükümü çerçevesinde davacı borçluya düşer. Esasen çekin ödeme aracı niteliğinde olması, keza genellikle konut satışları nedeniyle kullanılmakta olan bloke çekin, taşınmazın devrine bağlı olarak satıcıya teslimi gerekmesi, somut olayda bloke çekin satıcı davalıya teslim edilmiş olması nedeniyle ispat yükü bakımından aksinin düşünülmesi mümkün değildir.
Bu durumda, davacı borçlunun taraflar arasında iki adet taşınmazın devri konusunda anlaşma yapıldığı, dava ve takip konusu çekin gerçekleşmeyen taşınmaz satışına ilişkin düzenlendiği yolundaki iddiasını yazılı şekilde ispatlaması gerekmekte olup bu yoldaki iddiasını ispata elverişli bir delil sunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken ispat yükü bakımından yerinde olmayan değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.”

