Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
2023/2297 Esas
2024/2382 Karar
01/07/2024
“Somut olayda, davacı tarafça çeklerden kaynaklı 525.714,92-TL’nin kaydı için davalı iflas idaresine başvurulduğu, iflas idaresince alacak talebinin 419.154,50-TL’si kabul edilerek geri kalan 106.560,42-TL’sinin reddine karar verildiği, başvuru sırasında tebliğ gideri verildiği ve sıra cetvelinin davacı vekiline 24.02.2016 tarihinde tebliğ olunduğu, davanın, [iflas idaresi tarafından reddedilen 106.560,42-TL alacak ( 30.04.2014 tarihli ING Bank A.Ş. 4742245 çek no.lu 100.000-TL bedelli+6.540,42-TL(iflas tarihine kadar işlemiş faiz=106.560,42-TL)+30.04.2014 tarihli Garanti Bankası A.Ş. 07877927 çek nolu 50.000-TL bedelli çek+30.05.2014 tarihli Anadolubank 7658964 çek nolu 157.000,00-TL bedelli çek+ 09.05.2014 tarihli Anadolubank 7658963 nolu 71.000-TL bedelli çek=384.560,42-TL] 384.560,42- TL’nin masaya kayıt ve kabulü için tebliğden itibaren başlayan yasal on beş günlük süre içerisinde ve 07.03.2016 tarihinde açıldığı, ancak yasal on beş günlük süre geçtikten sonra davacı vekili 22.09.2016 havale tarihli dilekçesi ile çek alacağının 461.132,00 TL olarak kayıt ve kabulünü talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, kayıt kabul davasında yasada yazılı on beş günlük süre geçtikten sonra ıslahın mümkün olmadığı, yasal on beş günlük süreden sonra yapılan müracaatların İİK 236. madde gereğince gecikmiş kayıt kabul olarak işlem göreceği hususu da dikkate alınarak, davacının sadece 384.560,42-TL’lik yukarıda sayılı çek alacağının mevcut olup olmadığı hususunda konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyeti seçilerek eser sözleşmesi hükümlerine göre gerekçeli ve Yargıtay denetimine eşverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile ıslah edilen kısmın da kabulü suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

