Yargıtay 12.Hukuk Dairesi
2022/1735 Esas
2022/7291 Karar
15/06/2022
“İİK’nin 96/1. maddesinde, üçüncü kişinin haczedilen mal ve hak üzerinde mülkiyet veya rehin hakkına dayanarak istihkak davası açabileceği öngörülmüştür. Gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamasında “mülkiyet ve rehin hakları” sözcüklerinin sınırlandırıcı anlam taşımadığı, ayrıca sınırlı ayni haklara, tapuya şerh verilmiş kişisel haklara, hapis hakkına, mülkiyeti muhafaza sözleşmesine, intifa hakkına dayanarak da istihkak davası açılabileceği kabul edilmektedir.
Ancak somut olayda, davacı yukarıda yazılı haklara değil, haczedilen mahcuzlar yönünden kiracılık sıfatına, haczedilen para yönünden ise ödünç sözleşmesine dayanmıştır. Kural olarak kiracının ve ödünç alanın istihkak davası açma hakkı yoktur. Diğer bir deyişle borç ilişkisinden kaynaklanan şahsi haklar sözleşmenin tarafı olmayan kişilere karşı ileri sürülemez. Bu durumda, davacı üçüncü kişinin davacı sıfatı (aktif husumet ehliyeti) olmadığından davanın usulden reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.”

