Yargıtay 3.Hukuk Dairesi
2022/5724 Esas
2022/7775 Karar
13/10/2022
“6502 sayılı Kanun’un 9. maddesine göre; satıcı, malı satış sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür. Yine anılan kanunun 10. maddesine göre; teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz. 6502 sayılı Kanun’un 11/1. maddesinde tüketicinin seçimlik hakları düzenlenmiş olup, buna göre; malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.
Somut olayda; davacı davalıdan 23.09.2020 tarihinde sıfır kilometre ile satın aldığı aracın dört kapısının da sökülüp takıldığının tespit edildiğini ileri sürerek, ayıplı aracın misli ile değiştirilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, aracın tüm kapılarının ve aksamlarının orijinal olduğu, herhangi bir boya farklılığının olmadığı, ancak sağ ve sol ön ve arka kapı menteşe civata ve somunlarda sağ ve sol kapıların sökülüp takılmış olduğuna dair izler ve somun ve civata üzerinde serpme boya izlerin olduğu ve bu kapıların sökülüp takılmanın neden ve niçin yapılmış olduğuna dair herhangi bir bulgu, belge ve kaynak bulunamadığı, bu durumun çıplak gözle fark edilmesinin mümkün olmadığı, aracın bu haliyle gizli ayıplı olduğu, mevcut durumun aracın ikinci el değerini düşürdüğü tespit edilmiştir. Davacı 23.09.2020 tarihinde aracı satın almış, 10.10.2020 ve 21.10.2020 tarihinde alınan ekspertiz raporları ile aracın dört kapısının da sökülüp takıldığını satış tarihinden sonra çok kısa bir süre içerisinde tespit etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan sıfır olarak satın aldığı aracın dört kapısının da sökülüp takıldığı, bu durumun aracın ekonomik değerini düşüren gizli ayıp niteliğinde olduğu, buna göre davacının 6502 sayılı Kanun’un 11/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesini talep edebileceği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca bölge adliye mahkemesince; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmiş olması doğru değildir. Bu durumda bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış bulunduğundan yeniden esas hakkında karar verilmek üzere, hüküm bozulmalıdır.”

