Yargıtay 3.Hukuk Dairesi
2019/3465 Esas
2020/1958 Karar
04/03/2020
“Bilindiği üzere; tapulu taşınmazların devrine ilişkin sözleşme, resmi şekilde yapılmadığı taktirde TMK’nın 706, TBK’nın 237, Tapu Kanununun 26. ve Noterlik Kanununun 60. maddeleri uyarınca hukuken geçersizdir. O nedenle, geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bir başka deyişle; tarafların adi yazılı sözleşme ile tapulu bir taşınmazın devri konusunda anlaşmış olmaları, taşınmazın mülkiyetinin, sözleşmenin karşı tarafına geçmesini sağlamaz.Bu durumda taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler.
Öte yandan, tarafların uyguladıkları şekil şartı, yapılmak istenilen sözleşme için kanunda öngörülen resmi şekil koşulunu içermemekle birlikte aynı sonuca yönelik başka bir işlem için öngörülen adi veya nitelikli yazılı şekil koşulunu içeriyorsa, bu işlemin geçerli olması gerekir. Hakim, tarafların muhtemel iradelerinin istenilen işlemin şekil noksanı nedeniyle sonuç doğurmaması halinde, diğer işlemi yapmak istikametinde olduğuna kanaat getirirse, dönüşmeye (tahvile) karar vermelidir. Olayımızda, yapılan hukuki işlemin takas olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği de tartışılmak suretiyle sonuca gidilmelidir.
Somut olayda; taraflar arasında düzenlenen 17/03/2013 tarihli adi yazılı sözleşmenin şekli bakımından taşınmazın devrini sağlayan geçerli bir sözleşme olmadığı; ancak, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, tarafların karşılıklı olarak verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilecekler, ayrıca, yukarıda belirtilen ilişkiler çerçevesinde başka bir sözleşmeye dönüşüp dönüşmediği de değerlendirilerek sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

