Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2018/402 Esas
2022/391 Karar
29/03/2022
“Somut olayda direnmeye ilişkin gerekçeli karar “…Gösterilen adrese gidildi tevziat saatlerinde adreste kimse olmadığından muhatabın evde olmadığını aynı binada isim ve imzadan imtina eden komşu, kapıcı ve bina güvenliği tarafından beyan edilmesi üzerine tebliğ evrakı ilgili mahalle muhtarlığını teslim edilerek, tebliğ adresine 2 nolu haber kağıdı yapıştırılıp, isim ve imzadan imtina eden komşu, kapıcı ve site güvenliğine haber verilmiştir. 21/1 madde …” şerhi ile 02.08.2016 tarihinde dâhili davalı …’ya tebliğ edilmiş, adı geçen davalı da yapılan tebligatın usulsüz olduğunu ve tebligatı 18.08.2016 tarihinde öğrendiğini belirterek, direnme kararını 19.08.2016 tarihinde temyiz etmiştir. Öncelikle, tebliğ memurunca muhatabın adreste bulunmaması hâlinde, muhatabın adreste bulunmama sebebi, adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı, tevziat saatlerinden sonra gelip gelmeyeceği hususları tespit edilmeksizin tamamlanan tebliğ işleminin Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesi ile Yönetmeliğinin 29/1-f., 30/1-f. ve 35/1-f. hükümlerine aykırı olması dolayısıyla usulsüz olduğu her türlü duraksamadan uzaktır. Kaldı ki, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73/4. maddesindeki hüküm nedeniyle tüketici mahkemesinde görülen davalar basit yargılama usulüne tabi olsa da bu tür davaların adli tatilde görülebileceğine ilişkin olarak da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 103. maddesinde bir hüküm bulunmamaktadır.”

