Yargıtay 7.Hukuk Dairesi
2022/110 Esas
2022/1974 Karar
14/03/2022
“Vasiyet alacağı tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesiyle muaccel olur. TMK 518. maddesinde ise vasiyet olunan malın, mirasın açıldığı günkü durumu ile teslim edilmesini düzenlemiştir. Mirasın açıldığı gündeki terekenin durumu ile vasiyetnamenin ifa edildiği gün arasında vasiyet edilen şeyde azalma meydana gelmişse, vasiyet borçlusu vekaletsiz iş görme kurallarına göre kusuru varsa sorumlu olur.
Yukarıda açıklananlar ışığında, vasiyetnameye konu taşınmaz murisin ölümü ile mirasçılara intikal etmiş ancak mirasçıların bir kısmı terekede bulunan mal olan taşınmazdaki 27/60 payı satış suretiyle …’a temlik etmişlerdir. Taşınmaz mülkiyetinin naklini içeren bir vasiyetnamenin tenfiz edilebilmesi için vasiyet edilen malın mirasbırakanın terekesinde bulunması gerekir. Davanın açıldığı tarih itibariyle murisin terekesinde vasiyetnameye konu taşınmazın 33/60 payı bulunmaktadır. Mirasın açıldığı gün ile vasiyetnamenin ifa edildiği gün arasında dava konusu taşınmazın payları yönünden azalma meydana gelmiştir. Vasiyetnamenin tenfizi davasında mirasçılar tarafından satış suretiyle temlik edilen paylar yönünden, bu paylar artık terekede olmadığından tapunun iptaline karar verilemez. Dolayısıyla mahkemece, terekede mevcut mirasçılar adına kayıtlı bulunan 33/60 payın 1/2’sine karşılık gelen payın iptali ile davacı vasiyet alacaklısına tescil edilmesi gerekirken, satış suretiyle temlik edilen ve terekeden çıkan paylar yönünden de tescile karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.”

