Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2023/703 Esas
2024/506 Karar
09/10/2024
“Mahkemece iskân ruhsatı yerine alınan yapı kayıt belgesi dikkate alınarak; yapının, yapı kullanma izin belgesine (iskân ruhsatına) sahip olması ile yapı kayıt belgesine sahip olması arasında piyasada bir değer düşüklüğü varsa bu değer bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek ve yükleniciye depo ettirilmek suretiyle sözleşme gereğince yükleniciye bırakılması gereken bağımsız bölümler belirlendikten sonra yapılacak değerlendirmeye göre, inşaattaki ayıp ve eksikliklerin giderilebilir mahiyette olduğu da gözetilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yapı kayıt belgesinin imara aykırılığı gidermeyeceği, davalı yükleniciye inşaatı yasal hâle getirip iskân ruhsatı alması için birden fazla kez süre tanındığı, yeniden süre verilmesinin arsa sahibinin mağduriyetine neden olacağı ve dürüstlük kuralına aykırılık oluşturacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Hukuk Genel Kurulunda yapılan birinci görüşme sırasında; dosya kapsamında bulunan Beşiktaş Belediyesinin 29.04.2013, 03.08.2015 ve 31.08.2015 tarihli yazılarına göre sözleşme konusu binada kaçak olarak fazladan inşa edilen ve belediyece yıkım kararı verilen ikinci bodrum katın uygun bir dolgu malzemesiyle doldurularak iptal edilip tasdikli projeye uygun hâle getirilmesinden sonra ilgililer tarafından müracaat edilmesi durumunda meri imar mevzuatına göre gerekli değerlendirme yapılarak yapı kullanma izin belgesi verilebileceğinin ve tüm hissedarların plan değişikliği yapılmasına dair muvafakatnameleri ile başvurulması gerektiğinin belirtilmesi karşısında binanın yasal hâle getirilmesinin mümkün olduğu, mahkemece davalı yükleniciye inşaatı yasal hâle getirip iskân ruhsatı alması için gerekli işlemleri yapması amacıyla vekâletname vermeyen kat maliklerinin yerine geçmek üzere yetki ve yeniden makul süre verilmesi gerektiği gerekçesiyle Özel Dairenin üçüncü bozma kararında açıklandığı gibi kararın bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
Hukuk Genel Kurulunda yapılan son görüşme sırasında; 7143 sayılı Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesinde yer alan düzenlemeler dikkate alındığında yapı kayıt belgesinin iskân ruhsatı (yapı kullanma izin belgesi) yerine geçmeyeceği ve yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olup yapının kullanılmasına ilişkin geçici bir statü sağladığı, imara aykırı yapının yapı kayıt belgesiyle yasal hâle geldiğinden bahsedilemeyeceği, davalı yükleniciye ruhsata aykırılıkları gidererek inşaatı yasal hâle getirmesi için makul süre verilip fırsat tanınmasına rağmen yüklenicinin edimini ifa etmediği ve iskân ruhsatını hâlen almadığı, bu nedenle hukuken geçerli bir teslimden söz edilemeyeceği ve yüklenicinin temerrüdünün sabit olduğu, yükleniciye yeniden yetki verilmesinin ve süre tanınmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin tarihi, binanın teslimi için kararlaştırılan süre ve davanın açıldığı tarih nazara alındığında aradan geçen bunca yıla rağmen yüklenicinin hâla yükümlülüklerini yerine getirmediği, yükleniciye birden fazla kez süre tanındığı ve tekrar süre verilmesinin arsa sahibinin mağduriyetine neden olacağı gerekçesiyle direnme kararının usul ve yasaya uygun olup onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.”

