Yargıtay 2.Hukuk Dairesi
2023/7543 Esas
2024/2917 Karar
25/04/2024
“4721 sayılı Kanun’un 222 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. 4721 sayılı Kanun’un 222 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca da, bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş maldır.
Ayrıca, ispat yükü 4721 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” ve 6100 sayılı Kanun’un 190 ıncı maddesinde de, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan kanuni düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; somut olayda; Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamındaki delil durumuna göre karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, traktörün edinme tarihi itibarıyla edinilmiş mal olduğu, aksinin ispat yükü davalıda olduğu, kişisel mal savunmasına yönelik dosya kapsamında soyut tanık beyanları dışında, başkaca somut ve inandırıcı delil bulunmadığı, Mahkemece sadece soyut tanık beyanlarına göre traktörün davalının kişisel malı olduğu kabul edilerek karar verildiği anlaşılmakla; Mahkemece, sadece soyut tanık beyanlarına göre traktörün davalının kişisel malı kabul edilmesi hatalı olmuştur. O halde, Mahkemece, mevcut delil itibarıyla davalının kişisel mal savunmasını ispatlayamadığı kabul edilerek, traktör yönünden davacının artık değere katılma alacağının hesaplanması gerekirken, hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.”

