Yargıtay 12.Hukuk Dairesi
2022/1092 Esas
2022/7742 Karar
23/06/2022
“İİK’nun 45. maddesinde; rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusunun iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği, poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki İİK’nun 167. madde hükmünün mahfuz olduğu, aynı kanunun 167. maddesinde ise; alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede müstenit olan alacaklının, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte bulunabileceği düzenlenmiştir.
Somut olayın incelenmesinde; 08.08.2018 tarihinde başlatılan … 24. İcra Dairesi’nin 2018/9629 Esas sayılı takip dosyasında; alacaklı tarafından şikayetçi … ve dava dışı diğer borçlular hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, bundan sonra 16.10.2018 tarihinde … 11. İcra Dairesi’nin 2018/12417 Esas sayılı takip dosyası ile borçlu … hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatıldığı, takip talebinde “… 24. İcra Müdürlüğü’nün 2018/9629 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ödenmesi” ibarelerinin bulunduğu görülmüş olup anılan takip dosyalarında yer alan alacak miktarları tam olarak aynı olmasa da takip talebi ve icra emrinde yazılı ibareler ve alacaklı vekilin cevap dilekçesi ile her iki takip dosyasına konu borcun aynı borç ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış ise aynı borca ilişkin olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapamaz. Bu husus süresiz şikayete tabidir. (Prof. Dr. L. …, Doç. Dr…., Dr. Öğretim Üyesi … …, İcra ve İflas Hukuku, Ocak 2022, s. 318, 319). O halde, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinin iptaline karar verilmesi yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.”

