Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2018/177 Esas
2022/256 Karar
03/03/2022
“Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.04.2019 tarihli ve 2017/12-338 E., 2019/465 K. ile 22.06.2021 tarihli ve 2017/12-357 E., 2021/824 K. sayılı kararlarında da benimsendiği üzere İİK’nın 169/a maddesi uyarınca ödeme belgesinde senedin vade, tanzim tarihi ve miktarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Somut olayda; alacaklı tarafından 30.11.2012 tanzim, 15.04.2013 vade tarihli ve 5.400TL bedelli senet ile 30.11.2012 tanzim tarihli, 15.06.2013 vade tarihli ve 5.400TL bedelli senede dayalı olarak borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, borçlunun … Bankası A.Ş.’ye ait banka dekontları sunarak borca itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
Sunulan dekontların incelenmesinde; 17.01.2014 tarihli ve 3.000TL miktarlı dekontta “17.02.2014 dönemi için 1 aylık kira ödemesi, 15 Nisan 2013 senet ödemesi” açıklaması, 06.05.2014 tarihli ve 2.400TL miktarlı dekontta ise “15 Nisan 2013 tarihli senet ödemesi” açıklamasının bulunduğu görülmektedir. İİK’nın 169/a maddesi uyarınca belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir. Dekontlardaki açıklamalarda 15 Nisan 2013 tarihi belirtilmiş ise de takip konusu senetlerin vade veya tanzim tarihlerine bir atıf bulunmadığı gibi hangi miktarlı senet olduğu da açıklanmamıştır. 17.01.2014 tarihli dekontta kira sözleşmesi açıklaması bulunmakta olup, senetlerin kira sözleşmesi için verildiği de tespit edilememiştir.
Bu durumda 06.05.2014 tarihli ve 2.400TL miktarlı ile 17.01.2014 tarihli ve 3.000TL miktarlı dekontlardaki ödemelerin İİK’nın 169/a maddesi kapsamında takip konusu senetlere mahsuben yapılmadığının kabulü gerekir. Hâl böyle olunca, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”

