Yargıtay 6.Hukuk Dairesi
2022/3076 Esas
2024/175 Karar
16/01/2024
“Mahkemece davacı ile davalı arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı ve davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi inkar ettiği, davacının sözleşme ilişkisini ve yaptığı imalatları ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesine karar verilmiş ise de; davalının cevap dilekçesi ve yargılama aşamalarındaki beyanlarında davacı ile aralarındaki sözleşmeyi inkar etmediği aksine aralarında şifahi olarak bir anlaşma olduğunu, bu anlaşmaya göre taşınmaz üzerindeki inşaatın belli bir aşamada satın alındığı ve davacı tarafından yarım kalan inşaatın tamamlanması ve bedelinin ödenmesi yönünde anlaştıklarını ancak inşaatın tamamlanmadan yarım bırakıldığını, davacının yaptığını iddia ettiği imalatları kendisinin yaptığını belirttiği, bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin ihtilaf konusu olmadığı dosya kapsamından sabit olmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının tespit yaptırdığı ve kendisinin yaptığını iddia ettiği imalatların kimin tarafından yapıldığı hususundadır.
Eser sözleşmesinde, yüklenicinin … bedelinin tamamına hak kazanabilmesi için eseri tamamlayarak … sahibine teslim ettiğini ispat etmesi gerekir. Kural olarak sözleşmenin feshedilmediği veya işten el çektiği kanıtlanmadığı sürece imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmelidir. Bu kabul fiili karine niteliğinde olup, … sahibi bunun aksini iddia ediyorsa ispat etmesi gerekir. Bir başka anlatımla … sahibi, eseri kendisinin tamamladığını, yüklenicinin işi terk ettiğini, yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür.Somut olayda, … sahibi işi yüklenicinin değil kendisi tarafından yapıldığını iddia ettiği için yukarıda açıklandığı üzere ispat yükü … sahibi davalıya geçmiştir. Mahkemece davacının delilleri arasında belirtmiş olduğu yemin deliline başvurularak davacının iddia ve davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken işin dairemizin yerleşik içtihatlarına göre inşaatın yüklenici tarafından tamamlandığının kabul edilmesinin fiili karine niteliğinde olduğu, aksini davalı arsa sahibinin ispatlaması gerektiğinden davalının delilleri kapsamında uyuşmazlık konusu olan imalatın kimin tarafından yapıldığının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesinden ibaret olmasına rağmen ispat yükü davacıda imiş gibi davacı delilleri üzerinden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.”

