Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
2023/4026 Esas
2024/1590 Karar
16/05/2024
“”6325 sayılı Yasanın beşinci bölümünde ise “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığı ile 18/A maddesinde, “1”. fıkrada, ilgili kanunlarda arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine hangi hükümlerin uygulanacağı 20 fıkra şeklinde gösterilmiştir. 18/A -15. fıkrada, 16/2. fıkraya benzer şekilde “Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez“ düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, 6325 sayılı Kanun’un 18/A-15. fıkrasının dikkate alınarak değerlendirme yapılması mahkemeye erişim hakkının ihlaline neden olunmaması yönünden uygun olacaktır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağının incelenmesinde, davacının arabuluculuğa 26.02.2020 tarihinde başvurduğu, 12.03.2020 tarihinde ise, arabuluculuk süresinin bittiği anlaşılmaktadır, Sıra cetveli davacıya 18.02.2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu tebliğ esas alındığında dava, İcra İflas Kanunun 235. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre içerisinde açılmamışsa da, davacı hak düşürücü süre içerisinde 26.02.2020 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu, arabuluculuk son tutanağının 12.03.2020 tarihinde düzenlendiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Yukarıda içeriğine yer verilen 6325 sayılı kanunun 18/A madesinin 15. fıkrası uyarınca 26.02.2020-12.03.2020 tarihleri arasında arabuluculukta geçen sürede, hak düşürücü süre işlemeyecektir. Dava 12.03.2020 tarihinde açıldığına göre; davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü gerekir. Bu sebeplerle; işin esasının incelenerek uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince davanın hak düşürücü süre içinde açılmış olmasına ilişkin dava şartının noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi ve istinaf mahkemesince de istinaf isteminin reddedilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.”

