Yargıtay 3.Hukuk Dairesi
2024/1691 Esas
2024/2190 Karar
11/09/2024
“Dosya içeriğine göre, davacı davasını 17.01.2022 tarihinde ıslah etmiş olup, ıslah dilekçesi davalı vekiline 22.01.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, Mahkemece ıslah dilekçesine itiraz süresi dolmadan dosya karara çıkarılmıştır. Davalının ıslah dilekçesine karşı beyan süresi dolmadan karar verilmesi de davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmiştir. Bundan ayrı, davacılar dilekçe ile ıslah isteğinde bulunmuşlarsa da, bu başvuruların harçlandırılmadığı anlaşılmakla, ıslah beyanına değer verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
6100 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür. Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, her dava, ayrı ayrı hükme bağlanmalıdır. Davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Başka bir anlatımla, birleştirmeye konu davalar bağımsız kimliklerini korurlar.
Asıl davanın davacıları tarafından itirazın iptali istemiyle Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/2139 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, söz konusu davanın Mahkemece asıl dava ile birleştirildiği dosya kapsamı ile sabittir. Bu haliyle Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde bulundurularak her bir dava için ayrı ayrı hüküm tesis edilmesi gerekirken anılan ilkelere aykırı olarak birleşen dava dosyası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de doğru değildir.”

