Eşlerden Birinin Diğerine Sürekli Olarak Hakaret Etmesi Ve Beddua Etmesi Boşanma Sebebidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2016/8013 Esas 2017/13750 Karar 04/12/2017   “Davalı-davacı erkeğin eşini aldatmasından sonra barıştıkları, bir süre beraber yaşamaya devam ettikleri, davacı-davalı kadının eşinin bu davranışını affetmiş en azından hoşgörü ile karşılamış olduğu, bu sebeple bu vakıanın davalı-davacı erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Ayrıca mahkemece davalı-davacı erkeğe kusur olarak yüklenen yakınlarının eşine karşı hakaret içeren…

Yoksul Olan Eş Yoksulluk Nafakası Ödemekle Sorumlu Tutulamaz-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2016/12929 Esas 2018/2752 Karar 28/02/2018   “Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. Kendisi yoksul olan eş yoksulluk nafakası ödemekle sorumlu tutulamaz. Toplanan delillerden davalı erkeğin kendisini yoksulluktan kurtaracak derecede düzenli ve sürekli geliri bulunmadığı…

İştirak Nafakası Boşanma Hükmünün, Fer’isi Mahiyetinde Olduğundan Talep Edilebilmesi İçin Hükmün Kesinleşmesi Gerekir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 8.Hukuk Dairesi 2014/27211 Esas 2016/15863 Karar 21/11/2016   “Somut olayda, şikayetin konusu boşanma ilamı ile hükmedilen iştirak nafakasının ilam kesinleşmeden talep edilemeyeceğine ilişkindir. İştirak nafakası, boşanma hükmünün, fer’isi mahiyetinde olduğundan, talep edilebilmesi için hükmün kesinleşmesi gerekir. İcra takibinin dayanağı …. …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/91 Esas 2010/98 Karar sayılı ilamında müşterek çocuklar için iştirak…

Muvazaa Sebebiyle Ayrım 5. Madde Kapsamında Yer Almadığından Eşit İşlem Borcuna Aykırılık Tazminatı Talebinin Reddine Karar Verilmelidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/3193 Esas 2021/1025 Karar 16/09/2021   “Somut olay incelendiğinde; davacı vekili, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca muvazaaya dayalı ayrımcılığa maruz kaldığından kendisiyle benzer işi yapan davalı işyerinde çalışan işçilerle arasındaki ücret farkının ödenmesi gerektiğini, davalı işverenin muvazaa dolayısıyla eşit işlem borcuna aykırı davrandığı sabit olduğundan İş Kanunu’nun 5. maddesinin 6. fıkrasında düzenlenen…

Davalının Islah Dilekçesine Karşı Beyan Süresi Dolmadan Karar Verilmesi De Davalı Tarafın Hukuki Dinlenilme Hakkını İhlal Etmektedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2024/1691 Esas 2024/2190 Karar 11/09/2024   “Dosya içeriğine göre, davacı davasını 17.01.2022 tarihinde ıslah etmiş olup, ıslah dilekçesi davalı vekiline 22.01.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, Mahkemece ıslah dilekçesine itiraz süresi dolmadan dosya karara çıkarılmıştır. Davalının ıslah dilekçesine karşı beyan süresi dolmadan karar verilmesi de davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmiştir. Bundan ayrı,…

Adi Senetler Bakımından Sahtelik İddiası Ön Sorun veya Ayrı Bir Sahtelik Davası Biçiminde İleri Sürülebilirken Resmî Senetlerin Sahteliği Ön Sorun Olarak İleri Sürülemez Sahtelik Konusunda Ayrı Bir Sahtelik Davası Açılması Gerekir-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/50 Esas 2024/417 Karar 12/09/2024   “6100 sayılı Kanun’un 204/1 inci maddesi gereğince ilâmlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılır. Duruşma tutanaklarının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir. Buna göre mahkeme kararının veya düzenleme şeklindeki noter senedinin aksi ispat edilemez; fakat bunların sahte olduğu ileri sürülebilir. Resmî…

Delil Tespiti Raporuna İtiraz Edildiği Durumda Alacak Tartışmalı Hale Geldiğinden Belirsiz Alacak Davası Açılma Şartlarının Oluştuğu Kabul Edilmelidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/1156 Esas 2024/445 Karar 18/09/2024   “Belirsiz alacak davasının düzenlenme nedeni, davacının dava açarken alacağının tümü için dava açmak istediği hâlde, alacağının miktarını belirlemesi imkânsız veya kendisinden beklenemeyecek olmasıdır. Davacının belirsiz alacak davası açarken amacı alacağının tümünü dava etmek ve tümü hakkında karar verilmesini sağlamaktır. Kısmi dava açmakta olduğu gibi, alacağının…

Murisin Tanıklar Önünde Beyanda Bulunduğu Vasiyetname İçeriği İtibariyle Anlaşıldığından Bu Husus İptal Sebebi Olarak Kabul Edilmemelidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 7.Hukuk Dairesi 2024/2557 Esas 2024/3759 Karar 11/09/2024   “Muris tarafından okunmaksızın ve imzalanmaksızın resmi vasiyetname hazırlanmasına ilişkin usul ve ilkeler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 535 inci maddesinde düzenlenmiştir. Düzenlemenin tanıkların beyanına ilişkin ikinci fıkrasında yer alan “hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını” ibaresinin hangi anlama geldiği ile vasiyetname metninde bu ibarenin aynı ifadelerle…

HMK’nın 17. Maddesinde Düzenlenen Yetki Kesin Yetki Niteliğinde Olup Alacaklı Tarafından Sözleşmede Belirlenen Yerde Takip Başlatılması Zorunludur-Yargıtay Kararı

Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 2023/9474 Esas 2024/6334 Karar 13/06/2024   “HMK’nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde ise; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava, sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır” düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar…

Tasfiye Konusu Taşınmazın Tasfiye Tarihi İtibariyle Rayiç Değerleri Belirlendikten Sonra Talep Miktarı ve Usuli Kazanılmış Haklar Da Gözetilerek Taşınmaz Yönünden Değer Artış Payı Alacağı Ve Artık Değere Katılma Alacağına Karar Verilmesi Gerekir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2023/5107 Esas 2024/5735 Karar 12/09/2024   “Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğuna, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de…