Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2023/1156 Esas
2024/445 Karar
18/09/2024
“Belirsiz alacak davasının düzenlenme nedeni, davacının dava açarken alacağının tümü için dava açmak istediği hâlde, alacağının miktarını belirlemesi imkânsız veya kendisinden beklenemeyecek olmasıdır. Davacının belirsiz alacak davası açarken amacı alacağının tümünü dava etmek ve tümü hakkında karar verilmesini sağlamaktır. Kısmi dava açmakta olduğu gibi, alacağının bir kısmını dava etmek değildir. Dava dilekçesinde belirttiği talep sonucu da geçicidir, dava açarken asıl amacı alacağının belirlenir belirlenmez bu miktar üzerinden karara bağlanmasıdır. Belirsiz alacak davasında davacıya alacağını belirlemesinin imkânsız veya kendisinden beklenemeyecek olduğu istisnai bir durumda böyle bir dava açma olanağı tanınmıştır. Kanun koyucu alacağın belirlenmesinin imkânsız veya kendisinden beklenemeyecek durumda olması hâlinde belirsiz alacak davası açma imkânı tanıdığına göre, böyle bir davanın sonuçlarının da amaca uygun olarak değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle talep sonucu hangi tarihte kesin olarak belirtilirse belirtilsin, dava açıldığı tarihte kesin talep sonucu miktarınca zamanaşımı süresi kesilmiş sayılmalıdır (Hakan Pekcanıtez, Belirsiz Alacak Davası (HMK md.107), Ankara 2011, s. 59).
Somut olayda davacı şirket, mülkiyetinde bulunan gemi söküm tesisine (dok alanına) davalı şirkete ait hurda geminin izinsiz olarak yerleştirildiğini, bu nedenle kendisine ait gemilerin açıkta kaldığını, ayrıca davalıya ait gemilerin gemi söküm tesisine zarar verdiğini ileri sürerek maddi tazminat talebinde bulunmuş, dava açılmadan önce zarar miktarının tespiti amacıyla delil tespiti yaptırmış ve tespit raporuna davalının itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Şu hâlde yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu alacağın haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu, davacı tarafından zarar miktarının tespiti amacıyla delil tespiti yaptırıldığı, davalının tespit raporuna itiraz ettiği, bu hâliyle dava konusu alacağın tartışmalı hâle geldiği, davacının davanın açıldığı tarihte gemi söküm tesisine verilen zarar miktarını tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılma şartlarının oluştuğu, açıklanan nedenlerle işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı sonucuna varılmıştır.”

