Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2021/682 Esas
2022/1299 Karar
18/10/2022
“Talep sonucunun niteliğine göre, eldeki davada davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı değil, ihtiyari dava arkadaşlığı mevcuttur. Bilindiği üzere, davanın birden fazla kişi hakkında aynı sebepten doğması hâlinde, birden fazla kişi birlikte dava açabilir veya dava edilebilirler (HUMK’nın 43/2. maddesi). İhtiyari dava arkadaşlığında her dava arkadaşının davası diğerlerinden bağımsız ise de, tahkikat safhası ortaktır. Yani dava arkadaşı sayısı kadar dava vardır. Her bir dava arkadaşı hükme karşı ayrı ayrı kanun yoluna başvurabileceği gibi birlikte de başvurabilirler. Öte yandan gerek temyiz gerekse karar düzeltme incelemesi yapılabilmesi için gereken miktarların belirlenmesinde her bir davacının talebinin ayrı ayrı dikkate alınması gereklidir. Temyiz istemine konu direnme kararının verildiği 27.02.2020 tarihinde temyiz (kesinlik) sınırı 3.920TL’dir.
Somut olayda; karar davalı vekilince temyiz edilmiş ise de; ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar lehine ayrı ayrı hükmedilen manevi tazminat miktarları, temyiz incelemesi için gereken 3.920TL’lik değerin altında olduğundan, adı geçen davacılar hakkındaki hükme karşı temyiz kanun yoluna gidilmesi miktar itibariyle mümkün değildir. Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında, dava konusu olayda tek bir haksız eylem bulunduğundan kararın miktar itibariyle temyiz kesinlik sınırının altında kalıp kalmadığının, davalı aleyhine hükmedilen tazminat miktarının toplamı üzerinden belirlenmesi gerektiği, her bir davacı açısından ayrı ayrı değerlendirme yapılmasının hak kayıplarına neden olacağı, bu nedenle işin esasına girilerek davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği, bu itibarla ön sorunun bulunmadığı görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. Hâl böyle olunca; davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.”

