Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2023/235 Esas
2024/195 Karar
24/04/2024
“Kira alacağı talebi ile ecrimisil talebi davanın sebebi yönünden ayrı mahiyettedirler. Kira alacağı sözleşmeye göre belirlenirken ecrimisil rayice göre hesaplanacağından verilen kararların birbirlerine karşı kesin hüküm dahi teşkil edemeyecekleri düşünüldüğünde aynı dava olduklarından bahsedilemez. Bu durumda davacı vekili kira sözleşmesine dayanmadığından anılan bu isteğin 4721 sayılı Kanun hükümlerinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünün 6100 sayılı Kanun’un 2/1 inci maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesinin görevinde bulunduğunun kabulü gerekir.
Hâl böyle olunca, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülerek taraflar arasında yapılan kira sözleşmesinin devam edip etmediğinin tartışılması, hukuken geçerli bir kira ilişkisinin saptanması hâlinde işgal ve kötüniyetli bir kullanım durumu olmayacağından ecrimisil talebine ilişkin eldeki davanın reddedilmesi, aksi hâlde ise ecrimisil isteği yönünden bir karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kira ilişkisinin bulunduğu gerekçesiyle görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Nitekim, Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2020 tarihli ve 2020/8-242 Esas, 2020/712 Karar; 06.10.2020 tarihli ve 2020/8-270 Esas, 2020/713 Karar sayılı kararlarında da aynı hususlara değinilmiştir. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; uyuşmazlığın vakıalara göre belirlenip çözümlenmesinin usulün temel ilkesi olduğu, vakıaları bildirmenin taraflara, getirilen vakıalara göre uyuşmazlığı tespit etmek ve bu uyuşmazlığa uyan hukuki sebebi belirleyip uygulamanın ise hâkime ait olduğu, hâkimin uyuşmazlığı ve hukuki sebebi belirlerken sadece davacı tarafın getirdiği vakıaları değil, davalı tarafın getirdiği vakıaları da esas alacağı, hukuku kendiliğinden uygulamakla görevli olan hâkimin tarafların bildirdiği hukuki sebeplerle bağlı olmadığı, somut olayda taraflar arasındaki kira sözleşmesinin devam ettiği kanaatine varıldığı takdirde kira sözleşmesinden doğan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiğinden görevsizlik kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak davaya konu edilen taşınmazlar ihale ile davalıya kiralandığından sürenin bitiminde kira ilişkisi de son bulacağından davalının kullanmaya devam etmesinin haksız işgal teşkil ettiği, bu durumun ecrimisili gerektirdiği ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesinin bu nedenle yerinde olmadığı, kararın bu şekilde bozulması gerektiği ileri sürülmüş ise de bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.”

