Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
2023/4440 Esas
2024/3353 Karar
30/10/2024
“Somut olayda davacılar vekili; 17.05.2004 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanarak, 01.09.2006 ile 01.03.2009 dönemine ilişkin murisleri hissesine düşen kira alacağının tahsili talebinde bulunmuş olup, uyulan bozma ilamında belirtildiği üzere uyuşmazlığın kira sözleşmesindeki hükümlere göre çözülmesi gerekmekte ise de; davalı tarafça sunulan 29.04.2021 tarihli dilekçe içeriğinde, dava konusu döneme ait aylık kira bedellerine ilişkin ikrar niteliği taşıyan beyanların bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davada bir tarafça ileri sürülen bir vakıa iddiasının, mahkeme önünde karşı taraf ya da vekili tarafından ikrar edilmesiyle; artık o vakıa, taraflar arasında çekişmeli olmaktan çıkar ve bunun sonucu olarak ispatı gerekmez. İspatın gerekmediği bir halde ise, delilden söz edilemez. İkrar, tek taraflı bir usûlî işlem olarak, delil ikame faaliyetini ve ispat ihtiyacını ortadan kaldıran bir taraf beyanıdır.
Mahkeme içi ikrarın, taraflardan ya da onların yetkili temsilcilerinden sadır olması ve ikrarın yargılama içinde, mahkemeye karşı yapılması gerekir. Mahkeme içi ikrar, mahkeme önünde sözlü olarak yapılabileceği gibi; bir dilekçe veya layiha ile de vakıa ikrar edilebilir. Mahkeme içi ikrar, bir kesin delildir.
O halde Mahkemece; davalının 29.04.2021 tarihli dilekçe ile bildirdiği davacılar murisinin hissesine düşen aylık kira bedellerine ilişkin kabul beyanı dikkate alınarak, talep edilen döneme ilişkin kiracının ödediğinden az olmayacak miktarda davacılar payına düşen kira bedellerinin tespiti ile belirlenen aylık kira bedellerinin muaccel olduğu tarihlerden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

