Boşanmaya Sebep Olan Olaylarda Eşit Kusurlu Eş Yararına Maddi Ve Manevi Tazminata Karar Verilemez-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2019/6119 Esas 2019/12832 Karar 26/12/2019   “Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; bölge adliye mahkemesince kadına kusur olarak yüklenen “Erkeğe aşağılayıcı sözler söylediği, eski eşi ve çocuklarıyla ilgili ithamlarda bulunduğu” vakıasına yönelik tanık beyanlarının soyut, duyuma dayalı, Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olduğu anlaşılmaktadır.…

Boşanma Davasında Davacının Annesinin Beyanları Hükme Esas Alınabilir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2019/7466 Esas 2019/11948 Karar 03/12/2019   “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 6). Davacı kadın dava dilekçesiyle; erkek tarafından kadının baba evine gelinerek kadına ait ziynet eşyalarının tümünün eksiksiz alıncaya kadar bağırıp çağırdığını, baskı ve tehditte bulunduğunu, davalı erkeğin öfkesinden korktuğu için…

Velayeti Babaya Verilmiş Müşterek Çocuğa Yapılan Masraflar İçin Geriye Dönük Nafaka Talep Edilemez-Yargıtay Kararı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/8447 Esas 2017/16464 Karar 23/11/2017   “Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder (TMK.md.328/1). Somut olayda davacı, velayeti davalı babaya verilmiş müşterek çocuğa yaptığı masraflar için geriye dönük nafaka talep etmektedir. Davacı, müşterek çocuğun velayeti babasına verilmiş olmasına rağmen ahlaki bir görevi ifa ederek çocuğuna bakmıştır. 6098…

Eş Hakkında Asılsız Şikayette Bulunmanın Boşanma Sebebidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/25629 Esas 2017/4166 Karar 11/04/2017   “Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı- karşı davalı kadının eşi hakkında asılsız şikayette bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı erkek dava açmakta haklıdır. Bu…

Boşanma Hükmü Kesinleşmiş İse, Eklentileri Olan Yoksulluk Nafakası, İştirak Nafakası, Maddi Ve Manevi Tazminatın İnfaz Edilmesi İçin Eklentiler Yönünden Ayrıca Kararın Kesinleşmesi Gerekmez-Yargıtay Kararı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2018/5511 Esas 2019/2433 Karar 19/02/2019   “HUMK’nun 443/4. maddesi gereğince aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemez. Ayrıca, boşanma kararının “eklentisi” olan yoksulluk, iştirak nafakası, maddi-manevi tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücreti de aynı kurala tâbi olup, anılan alacakların icra takibine konulabilmeleri için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir.…

Nişanın Bozulmasında Nişan Yüzüğü Dışında Kalan Takıların Mutad Dışı Hediye Sayılarak Geri İstenebilir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2016/21682 Esas 2018/9357 Karar 02/10/2018   “Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre; nişan yüzüğü dışında kalan tüm altın, takı ve ziynet eşyaları mutad dışı hediye olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle nişanın bozulması nedeniyle nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya vermiş oldukları ziynet eşyaları verenler tarafından geri…

Düğün Merasimi Sırasında Çekilen Düğün Videosunun Sorunlu Olması Halinde Manevi Tazminat İstenebilir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2017/691 Esas 2019/418 Karar 04/02/2019   “Davalıların sözleşmeye aykırı olarak, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek düğünün görüntülerinin kaydını sağlayamadıkları sabittir. Nikah, düğün gibi özel öneme sahip, insan hayatında genellikle bir kez yaşanan telafisi mümkün olmayan, önemli günlerin belgelenememiş olmasının, gelin, damat ve yakınları için yaşam boyu üzüntü kaynağı olacağı tartışmasızdır. Bu…

Fiziksel Şiddet Vakıasından Sonra Taraflar Barışır ve Evlilik Birliğini Devam Ettirirse Bu Vakıa Boşanma Davasında Erkeğe Kusur Olarak Yüklenemez-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/2911 Esas 2020/4577 Karar 12/10/2020   “İlk derece mahkemesince taraflarca karşılıklı olarak açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasında boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle kadının davasının reddine, erkeğin davasının kabulüne ve tarafların boşanmalarına karar verilmiş, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesince…

Erkeğin Gelirinin Bulunmaması, Kadının Çalışıyor Olması veya Kusur Durumu Kadın Yararına Tedbir Nafakası Hükmedilmesine Engel Teşkil Etmez-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1891 Esas 2018/1577 Karar 25/10/2018   “TMK’nın 169. maddesi uyarınca takdir edilen tedbir nafakası, açılan boşanma davası kapsamında alınan geçici nitelikteki bir önlem olarak hâkim tarafından yargılama sırasında kaldırılmadığı takdirde boşanma davasında verilen kararın kesinleşmesi ile kendiliğinden sona erer. Bu ilkeler kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, tarafların 20.02.2011 tarihinde evlendikleri, aralarındaki anlaşmazlıklar…

Boşanma ve Ayrılık Davalarında, Tarafların Kusur Durumu Hiçbir Şekilde Tedbir Nafakasının Takdirine Etkili Bir Unsur Olmayıp Kusurlu Eş Yararına Dahi, Bu Tedbirlerin Alınması Mümkündür-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/2287 Esas 2019/627 Karar 30/05/2019   “Tedbir nafakası, talebe bağlı olmaksızın (resen) takdir edilir ve geçici bir önlem olarak davanın başından itibaren karar kesinleşene kadar hüküm altına alınır. Dolayısıyla tedbir nafakası takdirine ilişkin kararın, davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin araştırma sonuçlarının dosyaya gelişini takiben hemen verilmesi…