Tarafların Adi Yazılı Sözleşme İle Tapulu Bir Taşınmazın Devri Konusunda Anlaşmış Olmaları, Taşınmazın Mülkiyetinin, Sözleşmenin Karşı Tarafına Geçmesini Sağlamaz-Yargıtay Kararı

Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2019/3465 Esas 2020/1958 Karar 04/03/2020   “Bilindiği üzere; tapulu taşınmazların devrine ilişkin sözleşme, resmi şekilde yapılmadığı taktirde TMK’nın 706, TBK’nın 237, Tapu Kanununun 26. ve Noterlik Kanununun 60. maddeleri uyarınca hukuken geçersizdir. O nedenle, geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bir başka deyişle; tarafların adi yazılı sözleşme ile tapulu…

Şiddetli Geçimsizlik Yaşadığı Eşinin Annesinin Yüzüne Tüküren Erkek Eş Ağır Kusurlu Olup Erkek Eşin Tazminat Ödemesi Gerekmektedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2016/2641 Esas 2017/8268 Karar 04/07/2017   “Taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında, davalı erkeğin eşine sürekli olarak fiziksel şiddet uyguladığı, agresif ve saldırgan olduğu, ayrıca eşinin annesinin yüzüne tükürmek suretiyle aşağıladığı anlaşılmaktadır. Evlilik birliğinin…

İkramiye, Primi, Yakacak Yardımı, Giyecek Yardımı, Fazla Mesai, Hafta Tatili, Genel Tatil Gibi Alacakların Da Ödenmemesi İşçiye Haklı Fesih İmkânı Verir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 22.Hukuk Dairesi 2017/27253 Esas 2020/1489 Karar 04/02/2020   “4857 sayılı Kanun’un 24/II-e.bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, primi, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların da ödenmemesi işçiye haklı fesih imkanı verir. Somut olayda, Mahkemece, davacı işçinin iş aktini alacağı olduğundan bahisle feshetmeden önce bu…

İşçinin, İşverene Ait Belgeleri İşverenin İzni Olmadan Kopyalaması Haklı Fesih Sebebidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2016/26856 Esas 2019/22796 Karar 19/12/2019   “4857 sayılı İş Kanununun 25inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek…

Yıllık İzinlerin Kullandırıldığı Noktasında İspat Yükü İşverene Ait Olup İşveren Yıllık İzinlerin Kullandırıldığını İmzalı İzin Defteri veya Eşdeğer Bir Belge ile Kanıtlamalıdır-Yargıtay Kararı

Yargıtay 22.Hukuk Dairesi 2017/27244 Esas 2020/1374 Karar 03/02/2020   “Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret işçinin kendisine veya hak sahiplerine…

Çocuklara Bakılması İçin Tutulan Kişi İş Kanunu Hükümlerine Tabidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 22.Hukuk Dairesi 2013/35095 Esas 2015/9308 Karar 09/05/2015   “4857 sayılı Kanun’un 4 . maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, “ev hizmetlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ev hizmetlerinde aşçı, uşak, temizlikçi gibi işlerde çalışan işçi ile ev sahibi işveren ararındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekir. İş Kanunu kapsamı dışında bırakılan bu…

Kadının Kıskançlığı Erkeğin Süregelen Güven Sarsıcı Davranışlarından Kaynaklanıyorsa Kıskançlık Kadına Kusur Olarak Yüklenemez-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2019/1370 Esas 2019/6652 Karar 23/05/2019   “Bölge adliye mahkemesi hükmü sadece davalı-davacı kadın tarafından temyiz edildiğinden, bölge adliye mahkemesince erkeğe yüklenen kusurlar kadın yönünden usuli kazanılmış hak teşkil etmiştir. Bu durumda, davacı-davalı erkeğin evden ayrılarak evlilik birliğini devam ettirmek istemediği ve güven sarsıcı davranışlarının olduğu sabittir. Bölge adliye mahkemesince kadına kıskançlık nedeniyle…

Belediye Başkanının Makam Aracı Kullanması Şart Olmadığından Makam Aracı Haczedilebilir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 2019/7271 Esas 2019/9780 Karar 10/06/2019   “237 Sayılı Taşıt Kanunu’nun 4. maddesinde kimlere makam aracı verileceği düzenlenmiş olup, belediye başkanı anılan yasa uyarınca kendisine makam aracı tahsis edileceklerden değildir. Öte yandan aracın, makam aracı olarak kullanılması, onun fiilen kamu hizmetinde kullanıldığı anlamına gelmeyeceği gibi, kamu hizmetinin yürütülebilmesi için belediye başkanının makam aracının…

Eser Sözleşmelerinde Fesih Tek Taraflı İrade Beyanı İle Gerçekleştirilebileceğinden Fesih İçin Dava Açmakta Hukuki Yarar Bulunmamaktadır-Yargıtay Kararı

Yargıtay 15.Hukuk Dairesi 2016/3943 Esas 2017/3349 Karar 10/10/2017   “Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, dava dilekçesinde davacı harca esas değeri sözleşme bedeli olarak belirlenen 6.500,00 TL olarak göstermiş ve akdin feshini talep etmiştir. Akdin feshi istemi eser sözleşmelerinde tek taraflı irade beyanı ile gerçekleştirilebileceğinden davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartı…

Kiracının Kiralanana Taşınırken Ve Kiralanandan Ayrılırken Yaptığı Taşınma /Nakliye Masraflarının Süresinden Önce Fesih Nedeniyle Uğranılan Zarar (Menfi Zarar) Ya Da Faydalı ve Zorunlu Masraf Kapsamında Değerlendirilmesi Ve Talep Edilmesi Mümkün Değildir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2020/2064 Esas 2020/3826 Karar 02/07/2020   “Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile 7.268,18 TL’nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; Karşı davanın ise reddine dair verilen hükmün davalı tarafça temyizi üzerine, Dairemizin 16.11.2017 tarih ve 2017/4845 Esas, 2017/16092 Karar sayılı ilamı ile davalının karşı davaya ilişkin temyiz itirazlarının reddine,…