Dava Tarihi Dikkate Alındığında Yargıtay’ın Önceki Uygulamasına Güvenerek Dava Açıldığından Bahsetmek Mümkün Olmadığından Davalı Lehine Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücreti Hükmedilmesi Gerekir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1543 Esas 2025/2742 Karar 17/03/2025   “Somut uyuşmazlıkta, Yargıtayın daha önceki görüşüne güvenerek dava açanlar yönünden hukuki güvenlik, belirlilik, hukuki öngörülebilirlik ilkelerinin ihlaline yol açmamak amacıyla davalı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği kabul edilmiştir. Ancak eldeki dava 27.07.2021 tarihinde açılmış olup dava tarihi dikkate alındığında davacının, Dairemizin önceki…

Yabancı Kişinin Ortaklığı; Gerçek Bir Ortaklık Olmayıp O Ülkede İş Yapabilmek Amacıyla Salt Bir Formalitenin Yerine Getirilmesinden İbaret İse İşçilik Alacaklarına Karşı Tüzel Kişilik Perdesinin Arkasına Sığınmak Hakkın Kötüye Kullanılması Olarak Değerlendirilebilir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1539 Esas 2025/2743 Karar 17/03/2025   “Grup şirketleri veya holdingler bünyesinde yer alan çalışmalar açısından; çalışma hayatında işçinin sigorta kayıtlarında yer alan işverenin dışında grubun başka şirketlerine hizmet verdiği, yine işçinin bilgisi dışında birbiri ile bağlantısı olan bu şirketler tarafından sürekli giriş çıkışlarının yapıldığı sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Sadece şirketler arasında organik…

Arabuluculuk Ücreti Yargılama Gideri Olup Arabuluculuk Gideri İle İlgili Herhangi Bir Karar Verilmemesi Hatalıdır-Yargıtay Kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/864 Esas 2025/2862 Karar 19/03/2025   “7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3/14 hükmü uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama gideridir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yargılama giderlerinden sorumluluk” kenar başlıklı 326. maddesine göre Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.…

Davalının Islah Dilekçesine Karşı Beyan Süresi Dolmadan Karar Verilmesi De Davalı Tarafın Hukuki Dinlenilme Hakkını İhlal Etmektedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2024/1691 Esas 2024/2190 Karar 11/09/2024   “Dosya içeriğine göre, davacı davasını 17.01.2022 tarihinde ıslah etmiş olup, ıslah dilekçesi davalı vekiline 22.01.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, Mahkemece ıslah dilekçesine itiraz süresi dolmadan dosya karara çıkarılmıştır. Davalının ıslah dilekçesine karşı beyan süresi dolmadan karar verilmesi de davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmiştir. Bundan ayrı,…

Adi Senetler Bakımından Sahtelik İddiası Ön Sorun veya Ayrı Bir Sahtelik Davası Biçiminde İleri Sürülebilirken Resmî Senetlerin Sahteliği Ön Sorun Olarak İleri Sürülemez Sahtelik Konusunda Ayrı Bir Sahtelik Davası Açılması Gerekir-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/50 Esas 2024/417 Karar 12/09/2024   “6100 sayılı Kanun’un 204/1 inci maddesi gereğince ilâmlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılır. Duruşma tutanaklarının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir. Buna göre mahkeme kararının veya düzenleme şeklindeki noter senedinin aksi ispat edilemez; fakat bunların sahte olduğu ileri sürülebilir. Resmî…

Delil Tespiti Raporuna İtiraz Edildiği Durumda Alacak Tartışmalı Hale Geldiğinden Belirsiz Alacak Davası Açılma Şartlarının Oluştuğu Kabul Edilmelidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/1156 Esas 2024/445 Karar 18/09/2024   “Belirsiz alacak davasının düzenlenme nedeni, davacının dava açarken alacağının tümü için dava açmak istediği hâlde, alacağının miktarını belirlemesi imkânsız veya kendisinden beklenemeyecek olmasıdır. Davacının belirsiz alacak davası açarken amacı alacağının tümünü dava etmek ve tümü hakkında karar verilmesini sağlamaktır. Kısmi dava açmakta olduğu gibi, alacağının…

HMK’nın 17. Maddesinde Düzenlenen Yetki Kesin Yetki Niteliğinde Olup Alacaklı Tarafından Sözleşmede Belirlenen Yerde Takip Başlatılması Zorunludur-Yargıtay Kararı

Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 2023/9474 Esas 2024/6334 Karar 13/06/2024   “HMK’nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde ise; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava, sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır” düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar…

Güncel Değerleri Yansıtmayan Bilirkişi Raporunda Tespit Edilen Miktarların Esas Alınması Doğru Olmamıştır-Yargıtay Kararı

Yargıtay 6.Hukuk Dairesi 2023/1150 Esas 2024/2797 Karar 19/09/2024   “Sözleşmeden kaynaklanan edimlerini süresi içerisinde ifa etmeyerek temerrüde düşen yüklenicinin işi tamamlama olasılığı zayıf ise, iş sahibi, aynen ifayı değil; nama ifa yolunu seçebilir. Eksik kalan işin yüklenicinin nam ve hesabına, iş sahibinin bizzat veya başka yükleniciye tamamlattırılmasına “nama ifa” denir. İş sahibi nama ifa yolunu…

Hüküm Fıkrası ile Gerekçe Arasında Bir Çelişki Varsa Bu Çelişkinin Giderilmesi İçin Tavzih Yoluna Başvurulabilir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2024/888 Esas 2024/2109 Karar 09/09/2024   “Tavzih, kural olarak sadece hüküm fıkrası hakkında olur. Hükmün gerekçesinin açıklanması için, tavzih yoluna başvurulamaz. Ancak, hüküm fıkrası ile gerekçe arasında bir çelişki varsa, bu çelişkinin giderilmesi için tavzih yoluna başvurulabilir (Yargıtay HGK’nın 14.06.1967 tarihli ve 1967/9-462 E, 300 K, sayılı ilamı). Tavzih yoluna başvurabilmek için…

Sadece Soyut Tanık Beyanlarına Göre Bir Malın Davalının Kişisel Malı Kabul Edilmesi Hatalı Olmuştur-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2023/7543 Esas 2024/2917 Karar 25/04/2024   “4721 sayılı Kanun’un 222 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. 4721 sayılı Kanun’un 222 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca da, bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş maldır. Ayrıca, ispat yükü…