Kadının Ceza Davasında Şikâyetten Vazgeçmesi Boşanma Davasında Erkeği Affettiği Anlamına Gelmez-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2018/1054 Esas 2018/2622 Karar 27/02/2018 “Tüm dosya kapsamı ve … 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/640 esas ve 2016/15 karar sayılı dosya münderecatından da anlaşıldığı üzere, ceza yargılamasına konu iki ayrı zamanda vukuu bulan erkek tarafından kadına uygulanan iki ayrı fiziksel şiddet eylemlerinden, 13.03.2015 tarihli fiziksel şiddet olayından sonra tarafların biraraya geldikleri anlaşılmakta…

İş Yerinde Kreş Olmadığı İçin İstifa Eden Kadın İşçi Kıdem ve İhbar Tazminatına Hak Kazanır-Yargıtay Kararı

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2015/5175 Esas 2016/19971 Karar 14/11/2016   “14.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 25522 sayılı Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik’in 15.maddesine göre, işverenin belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan tüm işyerlerinde, yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, toplam 150’den çok kadın çalışanı olması…

Yüzde 0 Oranında Sürekli İş Göremezliğe Uğrayan Davacının Sürekli İş Göremez Duruma Gelmese Dahi Manevi Tazminatı Hak Eder-Yargıtay Kararı

Yargıtay 21.Hukuk Dairesi 2018/920 Esas 2019/886 Karar 12/02/2019   “Gerek mülga B.K’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı T.B.K’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar…

Tapusuz Taşınmazlarda Zilyetlikten İbaret Olan Hakkın Devri Suretiyle Yapılan Elden Bağışlama Sözleşmeleri Hiçbir Biçim Koşuluna Tâbi Değildir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 1.Hukuk Dairesi 2013/20443 Esas 2015/5931 Karar 21/04/2015   “Hemen belirtmek gerekir ki, tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar taşınır mal niteliğindedir. Tapusuz taşınmazlarda zilyetlikten ibaret olan hakkın devri suretiyle yapılan elden bağışlama sözleşmeleri hiçbir biçim koşuluna tâbi değildir. Bu nedenle gizlenerek yapılan bağışlama niteliğindeki tasarruf geçerlidir. Bu tür temlikler bakımından 01.04.1974 günlü ve 1/2 sayılı İçtihadı…

Davalı Vekilinin Son Celse Göndermiş Olduğu Mesleki Mazereti Reddeden Mahkemenin Aynı Celse Tahkikat Duruşmasına Son Vererek Sözlü Yargılamaya Geçmesi Ve Uyuşmazlığın Esası Hakkında Karar Vermesi Usul Ve Yasaya Aykırıdır-Yargıtay Kararı

Yargıtay 4.Hukuk Dairesi 2020/128 Esas 2020/1758 Karar 09/06/2020   “6100 sayılı Kanun’un 27. maddesinde, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtilmiştir. Davanın taraflarına iddia ve savunmalarını serdetme imkânı vermeden davanın esasıyla ilgili değerlendirme yapılması mahkemeye erişim hakkını zedeler. Davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve…

İş Kazası Kaçınılmazlık Sonucu Meydana Gelmişse İşverenin Yüzde 60 Ve İşçinin Yüzde 40 Kusurlu Olduğu Kabul Edilir ve Tazminat Buna Göre Hesaplanır-Yargıtay Kararı

Yargıtay 21.Hukuk Dairesi 2019/5246 Esas 2020/975 Karar 20/02/2020   “Olayın kaçınılmazlıktan kaynaklanması hâlinde sorumluluğun işçi ve işveren arasında % 50’şer oranında paylaştırılması uygun gibi görünebilirse de, işçinin işverene karşı daha güçsüz oluşu, nimet – külfet dengesi, işçiyi koruma ve sosyal devlet ilkesi gibi nedenler karşısında işverene daha fazla sorumluluk verilmesi hakkaniyet gereğidir. Sonuç itibariyle iş…

İşçinin Ücretlerinin Ödenmemesi Ve Sigorta Primlerinin Gerçek Ücret Üzerinden Belirtilmemesi 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 24/II. Maddesi Uyarınca İşçiye Haklı Fesih Hakkı Verir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2019/3200 Esas 2019/8467 Karar 10/04/2019   “Dava dilekçesinde, davacının fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi ve sigortasının asgari ücret üzerinden gösterilmesi gibi haklı sebeplerle 15.03.2013 tarihinde işten ayrıldığı açıklanmıştır. İşçinin ücretlerinin ödenmemesi ve sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden belirtilmemesi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II. maddesi uyarınca işçiye haklı fesih hakkı verir. Mahkemece yapılan yargılama…

Başka Delillerle Desteklenmeksizin Aynı Konuda Dava Açan İşçilerin Davacı İle Menfaat Birliği İçinde Olmaları Durumunda Tanıklıklarına İtibar Edilmesi Mümkün Değildir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2015/25074 Esas 2018/3137 Karar 19/02/2018   “Dairemizin istikrarlı uygulaması gereği, davalı aleyhine dava açanlar tanık olarak dinlenmiş ise bu işçilerin tanıklıklarına ihtiyatlı yaklaşılması gerekir. Bu beyanlar diğer yan delillerle birlikte değerlendirilerek, sonuca gidilmelidir. Somut uyuşmazlıkta, ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafça tanık deliline dayanılmış ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, fazla…

Anne Veya Babanın, Çocukla İlgili Yapacağı Her Türlü İş Ve İşlemde Çocuğun Üstün Yararını Koruması Gerekmektedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2019/6722 Esas 2019/10404 Karar 21/10/2019   “Kuşkusuz velayet kendisinde bulunan anne veya babanın, çocukla ilgili yapacağı her türlü iş ve işlemde çocuğun üstün yararını koruması gerektiği tartışmasızdır. Çocuğun üstün yararı, çocuğu ilgilendiren her işte göz önüne alınması zorunlu olan ve belirli bir somut olayda çocuk için en iyisinin ne olduğunu belirlemede dikkate…

İşçinin Yıllık İznini Kullandığını Belirterek İşyerine Gelmemesi, İşverence İzinli Sayılmadığı Sürece Devamsızlık Halini Oluşturur-Yargıtay Kararı

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2007/21656 Esas 2008/18647 Karar 01/07/2008   “İşverenin ücretli ya da ücretsiz olarak izin verdiği bir işçinin izin süresince işyerine gitmesi beklenemeyeceğinden, bu durumda bir devamsızlıktan söz edilemez. Ancak yıllık izin zamanını belirlemek işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğundan, işçinin kendiliğinden ayrılması söz konusu olmaz. İşçinin yıllık iznini kullandığını belirterek işyerine gelmemesi, işverence izinli…