Davalının Islah Dilekçesine Karşı Beyan Süresi Dolmadan Karar Verilmesi De Davalı Tarafın Hukuki Dinlenilme Hakkını İhlal Etmektedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2024/1691 Esas 2024/2190 Karar 11/09/2024   “Dosya içeriğine göre, davacı davasını 17.01.2022 tarihinde ıslah etmiş olup, ıslah dilekçesi davalı vekiline 22.01.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, Mahkemece ıslah dilekçesine itiraz süresi dolmadan dosya karara çıkarılmıştır. Davalının ıslah dilekçesine karşı beyan süresi dolmadan karar verilmesi de davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmiştir. Bundan ayrı,…

Adi Senetler Bakımından Sahtelik İddiası Ön Sorun veya Ayrı Bir Sahtelik Davası Biçiminde İleri Sürülebilirken Resmî Senetlerin Sahteliği Ön Sorun Olarak İleri Sürülemez Sahtelik Konusunda Ayrı Bir Sahtelik Davası Açılması Gerekir-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/50 Esas 2024/417 Karar 12/09/2024   “6100 sayılı Kanun’un 204/1 inci maddesi gereğince ilâmlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılır. Duruşma tutanaklarının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir. Buna göre mahkeme kararının veya düzenleme şeklindeki noter senedinin aksi ispat edilemez; fakat bunların sahte olduğu ileri sürülebilir. Resmî…

Delil Tespiti Raporuna İtiraz Edildiği Durumda Alacak Tartışmalı Hale Geldiğinden Belirsiz Alacak Davası Açılma Şartlarının Oluştuğu Kabul Edilmelidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/1156 Esas 2024/445 Karar 18/09/2024   “Belirsiz alacak davasının düzenlenme nedeni, davacının dava açarken alacağının tümü için dava açmak istediği hâlde, alacağının miktarını belirlemesi imkânsız veya kendisinden beklenemeyecek olmasıdır. Davacının belirsiz alacak davası açarken amacı alacağının tümünü dava etmek ve tümü hakkında karar verilmesini sağlamaktır. Kısmi dava açmakta olduğu gibi, alacağının…

Murisin Tanıklar Önünde Beyanda Bulunduğu Vasiyetname İçeriği İtibariyle Anlaşıldığından Bu Husus İptal Sebebi Olarak Kabul Edilmemelidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 7.Hukuk Dairesi 2024/2557 Esas 2024/3759 Karar 11/09/2024   “Muris tarafından okunmaksızın ve imzalanmaksızın resmi vasiyetname hazırlanmasına ilişkin usul ve ilkeler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 535 inci maddesinde düzenlenmiştir. Düzenlemenin tanıkların beyanına ilişkin ikinci fıkrasında yer alan “hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını” ibaresinin hangi anlama geldiği ile vasiyetname metninde bu ibarenin aynı ifadelerle…

HMK’nın 17. Maddesinde Düzenlenen Yetki Kesin Yetki Niteliğinde Olup Alacaklı Tarafından Sözleşmede Belirlenen Yerde Takip Başlatılması Zorunludur-Yargıtay Kararı

Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 2023/9474 Esas 2024/6334 Karar 13/06/2024   “HMK’nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde ise; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava, sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır” düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar…

Tasfiye Konusu Taşınmazın Tasfiye Tarihi İtibariyle Rayiç Değerleri Belirlendikten Sonra Talep Miktarı ve Usuli Kazanılmış Haklar Da Gözetilerek Taşınmaz Yönünden Değer Artış Payı Alacağı Ve Artık Değere Katılma Alacağına Karar Verilmesi Gerekir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2023/5107 Esas 2024/5735 Karar 12/09/2024   “Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğuna, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de…

Davacı Tarafça İpoteğin Kaldırılması Davasından Feragat Edilmiş Olmasından Dolayı Taahhütnameden De Feragat Edildiği Sonucu Çıkarılamaz-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/425 Esas 2024/436 Karar 18/09/2024   “Feragat davaya son veren taraf işlemlerinden biri olup, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilir ( 6100 sayılı Kanun md. 309/1). Yine feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (6100 sayılı Kanun md. 309/2). Ancak feragat, kayıtsız ve şartsız olmalı, kesin…

Güncel Değerleri Yansıtmayan Bilirkişi Raporunda Tespit Edilen Miktarların Esas Alınması Doğru Olmamıştır-Yargıtay Kararı

Yargıtay 6.Hukuk Dairesi 2023/1150 Esas 2024/2797 Karar 19/09/2024   “Sözleşmeden kaynaklanan edimlerini süresi içerisinde ifa etmeyerek temerrüde düşen yüklenicinin işi tamamlama olasılığı zayıf ise, iş sahibi, aynen ifayı değil; nama ifa yolunu seçebilir. Eksik kalan işin yüklenicinin nam ve hesabına, iş sahibinin bizzat veya başka yükleniciye tamamlattırılmasına “nama ifa” denir. İş sahibi nama ifa yolunu…

Hüküm Fıkrası ile Gerekçe Arasında Bir Çelişki Varsa Bu Çelişkinin Giderilmesi İçin Tavzih Yoluna Başvurulabilir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2024/888 Esas 2024/2109 Karar 09/09/2024   “Tavzih, kural olarak sadece hüküm fıkrası hakkında olur. Hükmün gerekçesinin açıklanması için, tavzih yoluna başvurulamaz. Ancak, hüküm fıkrası ile gerekçe arasında bir çelişki varsa, bu çelişkinin giderilmesi için tavzih yoluna başvurulabilir (Yargıtay HGK’nın 14.06.1967 tarihli ve 1967/9-462 E, 300 K, sayılı ilamı). Tavzih yoluna başvurabilmek için…

Sadece Soyut Tanık Beyanlarına Göre Bir Malın Davalının Kişisel Malı Kabul Edilmesi Hatalı Olmuştur-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2023/7543 Esas 2024/2917 Karar 25/04/2024   “4721 sayılı Kanun’un 222 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. 4721 sayılı Kanun’un 222 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca da, bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş maldır. Ayrıca, ispat yükü…