Boşanma Hükmü Kesinleşmiş İse, Eklentileri Olan Yoksulluk Nafakası, İştirak Nafakası, Maddi Ve Manevi Tazminatın İnfaz Edilmesi İçin Eklentiler Yönünden Ayrıca Kararın Kesinleşmesi Gerekmez-Yargıtay Kararı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2018/5511 Esas 2019/2433 Karar 19/02/2019   “HUMK’nun 443/4. maddesi gereğince aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemez. Ayrıca, boşanma kararının “eklentisi” olan yoksulluk, iştirak nafakası, maddi-manevi tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücreti de aynı kurala tâbi olup, anılan alacakların icra takibine konulabilmeleri için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir.…

Devreden İşveren Kıdem Tazminatı İçin Sadece Kendi Dönem Ve Devri Tarihi İçin Sorumludur-Yargıtay Kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/15826 Esas 2020/6618 Karar 29/06/2020   “İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinde sözü edilen devreden işveren…

Nişanın Bozulmasında Nişan Yüzüğü Dışında Kalan Takıların Mutad Dışı Hediye Sayılarak Geri İstenebilir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2016/21682 Esas 2018/9357 Karar 02/10/2018   “Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre; nişan yüzüğü dışında kalan tüm altın, takı ve ziynet eşyaları mutad dışı hediye olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle nişanın bozulması nedeniyle nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya vermiş oldukları ziynet eşyaları verenler tarafından geri…

İcra Mahkemesi Kararlarının İnfazı İçin Kesinleşmesi Zorunlu Değildir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2016/4798 Esas 2016/22785 Karar 01/11/2016   “HMK’nun 350. maddesine göre, kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez İİK’nun 363 ve sonraki maddelerinde ise, icra mahkemesince verilecek kararlardan temyizi kabil olanlar belirlenmiş, ancak, bunların infaz edilebilmesi için kesinleşmesi gerektiğine dair bir hükme yer…

Usul Ekonomisi Gereği İhalenin Sırf İmza Eksikliği Nedeniyle Feshi Doğru Olmayıp İmza Eksikliği Her Zaman Giderilebilir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2019/14355 Esas 2020/1272 Karar 13/02/2020   “Her ne kadar ihale tutanağında icra müdürünün imzası bulunmuyor ise de taraflarca tutanağın içeriği ve gerçekliği konusunda ihtilaf bulunmadığı bir başka deyişle tutanağın sahteliğinin iddia edilmediği ve tutanakta sair hiçbir eksikliğin bulunmadığının anlaşılması karşısında, ihale tutanağındaki imza eksikliğinin her zaman giderilebileceği, ihaleye duyulan güven, yapılan…

Kamu İdaresine Sunulan Dilekçeyi Kabul Etmeyen Memur, TCK’nın 121. Maddesinde Tanımlanan Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi Suçunu Oluşturur-Yargıtay Kararı

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2013/7283 Esas 2015/11885 Karar 26/05/2015   “Belediye Başkanı olarak görev yapan sanık H.. Z..’in talimatıyla maiyetinde memur olan sanık S.. Ö..’ün, suç tarihinde katılanlar adına avukatları tarafından verilen akaryakıt istasyonu işletme ruhsatı talebi içerikli dilekçe ve eklerini kabul edip kayda almadığının dosya kapsamıyla sübuta erdiği, ancak TCK’nın 257. maddesinin genel, tali…

Arabuluculuk Son Tutanağının Aslının UYAP Üzerinden Sunulması Yeterlidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2020/5349 Esas 2020/7421 Karar 14/09/2020   “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 23/3. maddesinde, başvurunun dilekçe ile veya bürolarda bulunan formların doldurulması suretiyle yahut elektronik ortamda yapılabileceği belirtilmiştir. Yönetmeliğin 20. maddesinde arabuluculuğun sona ermesi düzenlenmiş olup bu maddenin (3). bendinde arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen son tutanağa, faaliyetin sonuçlanması dışında hangi hususların yazılacağına…

İşveren Açısından Haklı Fesih Nedenlerinin Oluşmasından Sonra Salt Fesih Prosedürünü Etkisiz Kılmak İçin İşçinin Kendisinden Kaynaklanan Derhal Fesih Nedenlerine Dayanması Mümkün Değildir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/14500 Esas 2020/2329 Karar 17/02/2020   “İşveren açısından haklı fesih nedenlerinin oluşmasından sonra salt fesih prosedürünü etkisiz kılmak için işçinin kendisinden kaynaklanan derhal fesih nedenlerine dayanması mümkün olmaz. Örneğin bu aşamada yaş hariç emeklilik kriterlerini haiz olduğu için veya yaşlılık aylığı alabilmek için işçinin iş sözleşmesini sona erdirmesinde hakkın kötüye kullanımından…

Ses Kaydının Hukuka Uygun Delil Hükmünde Olması İçin Mahkemece Söz Konusu Kaydın Planlı Mı Yoksa Ani Gelişen Durum Halinde Mi Kayda Alındığının Değerlendirilmesi Gerekmektedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2015/25539 Esas 2020/916 Karar 15/01/2020   “YCGK’nın 21/06/2011 tarih ve 2010/187 esas, 2011/131 sayılı kararındaki, “kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, katılan tarafından ibraz edilen ses kaydının sanıkların bilgisi ve rızası dışında yasal olmayan yollardan kaydedildiği gerekçesiyle, yasal delil olarak kabul edilmemiş ise de; kişinin kendisine karşı işlenmekte…

Tehdit Suçunun Oluşabilmesi İçin Mağdurun İç Huzurunun Bozulup Bozulmadığının Veya Korkup Korkmadığının Ayrıca Araştırılmasına Gerek Yoktur-Yargıtay Kararı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/581 Esas 2018/525 Karar 13/11/2018   “Tehdidin, mağdurun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya objektif olarak elverişli olması yeterli olup, saldırının kişinin veya başkasının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına, belirli bir ağırlıkta olmak kaydıyla malvarlığına veya bunlar dışındaki sair bir kötülüğe yönelik olması gereklidir. Suçun oluşabilmesi için mağdurun iç…