Bilirkişiler Görev Ve Yetkilerini Aşan Hukuki Nitelendirme Ve Değerlendirme Yapamazlar-Yargıtay Kararı

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2016/8552 Esas 2019/3750 Karar 12/06/2019   “HMK.’nun 266. maddesi uyarınca ”Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. ”…

Hukukçu Bilirkişi Ünvanı İle Hazırlanan Bilirkişi Raporları Hükme Esas Alınamaz-Yargıtay Kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/11175 Esas 2019/15074 Karar 05/07/2019   “Ancak, yukarıda sayılan fesih nedenlerinden herhangi birinini mevcut olmadığı anlaşılır ise davacının fesih ihtarında bahsettiği iş güvenliği malzemelerinin, çeşitli elbise, araç ve gereçlerin mevzuata uygun verilip verilmediği, davacının çalıştığı araçların sağlık ve can güvenliği bakımından uygun olup olmadığı, davalılardan bu hususlara ilişkin olan belgeler davacının…

HAGB Kararının Neden Verilemeyeceği Gerekçeli Şekilde Açıklanmalıdır-Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/30369 Esas 2014/15637 Karar 24/09/2014   “5271 Sayılı CMK’nun 5728 Sayılı Kanun ile değişik 231/5. maddesi uyarınca 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına dair mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile…

Hüküm Kurulmadan Önce Sanığa HAGB’yi Kabul Edip Etmediği Sorulmalıdır-Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2018/4864 Esas 2018/7970 Karar 15/10/2018   “5271 sayılı CMK’nin 5728 sayılı Kanun ile değişik 231/5. maddesi uyarınca 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması; mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile…

İşyerinde Bir Zararın Meydana Geldiğinin İspat Yükü İşverenin Üzerindedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/20958 Esas 2019/5186 Karar 06/03/2019   “İşverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, başka eşya ya da maddelere 30 günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu hususu düzenlenmiştir. İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması halinde işverenin haklı fesih imkanı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli…

Hakimler Tarafların Talepleri İle Bağlı Olduğundan Taleplerden Başka Veya Taleplerden Fazlasına Karar Veremez-Yargıtay Kararı

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/134 Esas 2023/540 Karar 13/02/2023   “6100 sayılı HMK’nın 26. maddesinde hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümlerinin saklı olduğu belirtilmiştir. “Taleple bağlılık ilkesi” emredici nitelikte olduğundan görevi gereği mahkemeler ve temyiz halinde Yargıtay’ca kendiliğinden göz önünde…

Ödeme Belgesi Borcu Söndüren Belge Niteliğinde Olduğundan Yargılamanın Her Aşamasında İleri Sürülebilir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2011/5738 Esas 2011/11308 Karar 01/11/2021   “Somut olayda, taraflar arasında kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, borçlunun istinaf dilekçesinde takip konusu aylar kira bedellerinin ödendiğini ileri sürerek ödeme dekontları sunduğu anlaşılmaktadır. Ödeme belgesi borcu söndüren belge niteliğinde olduğundan, savunmanın genişletilmesi olarak değerlendirilemez. Yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Bu durumda mahkemece dosyada…

İcra Takibinde Açıkça Belirtilmeyen Kira Borçlarının Hangi Aylara Ait Olduğu Belirtilmelidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2011/5738 Esas 2011/11308 Karar 20/10/2011   “Mahkemece davacının murisin ölümünden sonra muaccel olan kira bedellerini istediğini, daha sonra bu borcun murisin borcu olduğu beyanının iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğunu, davalıların buna karşı çıktıklarını ve davalıların murisinin ölümünden sonra ödenmeyen kira borcu bulunmadığından bahisle davanın reddine karar vermiş ise de, davacı takipte takip…

Davanın Konusuz Kalması Durumunda Davacının Kusuru Yoksa Davacı Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilmelidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/2140 Esas 2021/6853 Karar 14/10/2021   “Dosya kapsamından; davacı tarafından, sürücüsü, işleteni ve sigorta şirketi davalılar olan aracın karıştığı trafik kazasında meydana gelen ölüm ve yaralanma eylemleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulundukları, davalı … vekili tarafından mahkemeye sunulan 09/06/2017 havale tarihli dilekçe ile; Melek Yağbasan mirasçılarına 15/05/2006 tarihinde 50.000,00…

Sigortalı Çalışmaya İlişkin Belgelerden Birisinin Dahi Kuruma Verilmiş Olması Veya Kurumca, Fiilen Ya Da Kayden Sigortalı Çalışma Olgusunun Tespiti Halinde Dak Düşürücü Süreden Söz Edilmeyecektir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2015/17274 Esas 2015/18794 Karar 09/11/2015   “506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen…