Tebligat Kanunu’nun 35.Maddesine Göre Yapılan Tebligat Evrakında Tebliğ Memurunun Adı Soyadı ve İmzası Yer Almıyorsa Yapılan Tebligat Usulsüzdür-Yargıtay Kararı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2013/12622 Esas 2013/20643 Karar 04/06/2013   “7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 23. maddesinin 19.3.2003 tarih ve 4829 Sayılı Kanunla değişik 8. bendinde “… tebliğ evrakı kime tebliğ edilmişse onun imzasıyla tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzası…” tebliğ evrakında bulunması zorunlu unsurlar arasında sayılmıştır (HGK.nun 8.10.2008 tarih, 2008/12-536 Esas, 2008/574 Karar). Somut olayda:…

İş Yerinde Gece Vardiyasının Sürekli Hale Gelmesi İşverenin Yönetim Hakkı Kapsamında Yaptığı Bir Değişiklik Olmayıp Esaslı Değişiklik Niteliğinde Olduğundan İşçinin İş Akdini Haklı Nedenle Feshettiğinin Kabulü Gerekmektedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/22522 Esas 2019/6514 Karar 25/03/2019   “Mahkemece, işyerinde yeni yapılanma sonrasında, iki vardiyalı çalışma yapılması kararı alınarak, bu değişikliğin çalışanlara duyurulduğu, davacının çalışma saatlerine itirazı üzerine işveren vekilinin bu şekilde çalışmak istemeyenlerin istifa edebileceğini söylemesi üzerine işyerini terk eden davacının işveren vekilinin ifadesini sözlü işten çıkarma olarak kabul ettiğinin anlaşıldığı, çalışma…

Hafta Tatili İzni Kesintisiz En Az 24 Saattir ve 24 Saatten Az Olarak Kullandırılması Halinde Hafta Tatili Hiç Kullandırılmamış Sayılır-Yargıtay Kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/15673 Esas 2020/4921 Karar 08/06/2020   “Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmi dört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmi dört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış…

Kazaya Neden Olan Kişi Hakkında Ölümü Nedeniyle Bir Ceza Davası Açılmamış Olsa Bile Tazminat Davası Bakımından Uzamış Ceza Zamanaşımının Uygulanması Gerekmektedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1086 Esas 2019/420 Karar 09/04/2019   “Somut olayda, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun varlığının sabit olduğundan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ceza zamanaşımının uygulanması gerekmektedir ve kazaya neden olan kişi hakkında ölümü nedeniyle bir ceza davasının açılmamış olması, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında uzamış ceza zamanaşımının uygulanmasına…

Tehdit Suçunun Oluşabilmesi İçin Mağdurun İç Huzurunun Bozulup Bozulmadığının Veya Korkup Korkmadığının Ayrıca Araştırılmasına Gerek Yoktur-Yargıtay Kararı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/581 Esas 2018/525 Karar 13/11/2018   “Tehdidin, mağdurun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya objektif olarak elverişli olması yeterli olup, saldırının kişinin veya başkasının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına, belirli bir ağırlıkta olmak kaydıyla malvarlığına veya bunlar dışındaki sair bir kötülüğe yönelik olması gereklidir. Suçun oluşabilmesi için mağdurun iç…

Ramazan Ayında Oruç Tutan İşçilere Yemek Ücretinin Ayrıca Verildiği İspat Edilemezse Yemek Ücreti Talebin Reddi Gerekir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/25350 Esas 2019/23445 Karar 17/12/2019   “Somut olayda davacı dava dilekçesinde yemek ücreti talebinde bulunmuş, yemek ücretinin Ramazan ayında oruç tuttuğundan yiyemediği yemeğin bedeline ilişkin olduğunu belirtmiştir. Davacı tanıkları ve davalı şirket işçilerin yemeklerini kurum yemekhanesinden yediklerini Ramazan ayında herhangi bir ücret verilmediğini, yemek veya kumanya yardımının yapılmadığını beyan etmişlerdir. Bu…

Eşinin Ailesini ve Misafirlerin Gelmesini İstememek Boşanma Sebebidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2019/5570 Esas 2019/12070 Karar 10/12/2019   “Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı-davalı erkeğin bağımsız konut temin etmediği, davalı-davacı kadının ise birlik görevlerini yerine getirmediği, intihar girişiminde bulunduğu, eşininin ailesini ve misafirlerin gelmesini istemediği, gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadının, davacı-davalı erkeğe nazaran…

Taraflar Evli Olsalar Dahi Özel Hayatın Korunması Gerektiğinden Kişinin Özel Hayatının Kaydedilmesi Hukuka Aykırı Delil Niteliğindedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/2359 Esas 2020/3302 Karar 24/06/2020   “Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. Mahkemece davacı-karşı davalı kadın tarafından dosyaya delil olarak sunulan CD hükme esas alınarak davalı-karşı davacı erkeğe sadakatsiz davrandığı…

Kararda Herhangi Bir Kanun Yolu Merci ve Süresi Belirtilmeyen Hallerde Süresiz Başvuru Hakkının Bulunduğu Kabul Edilmelidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/3453 Esas 2022/4246 Karar 31/03/2022   “Somut olayda; İlk Derece Mahkemesi’nin kararında karar kesin olmamasına karşın kesin olduğu belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Bakanlık vekiline 15.06.2020 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili ise 16.08.2021 tarihinde karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Her ne kadar kanun yolu ve süresi, ilgili kanun maddelerinde…

Genelev ve Pavyon Gibi Uygunsuz Yerlere Gitmek Suretiyle Güven Sarsıcı Davranışlar Sergilemek Boşanma Sebebidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2013/20443 Esas 2014/3624 Karar 24/02/2014   “Yerel mahkemece davalı-davacı kadın, tam kusurlu kabul edilip boşanma davasının reddine karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalı-davacı kadının sadakatsiz davranışlar sergilemesine karşılık davacı-davalı kocanın da düzenli işte çalışmayıp birlik görevlerini ihmal ettiği, genelev ve pavyon gibi uygunsuz yerlere gitmek suretiyle güven…