Kanun Yolu Muhakemesinde Davaya Katılma İsteğinde Bulunulamaz-Yargıtay Kararı

Yargıtay 8.Ceza Dairesi 2024/17151 Esas 2025/2545 Karar 27/03/2025   “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20738 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/04/2021 tarihli kararının suçtan zarar gören müşteki Orman İşletme Müdürlüğüne tebliğ edilmediği, bu nedenle Orman İşletme Müdürlüğü vekili tarafından 31/03/2023 tarihli dilekçeyle yapılan itirazın süresinde olduğu…

İşçi Yeni İş Sözleşmesini İmzalayarak Düşük Ücrete Muvafakat Etmişse Fark Ücret Alacaklarının Yeni İş Sözleşmesi İmzalanan Tarihe Kadar Hesaplanması Gerekmektedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2015/33272 Esas 2019/5212 Karar 11/03/2019   “Somut uyuşmazlıkta mahkemece işçinin ücretinde indirim yapılması işçi aleyhine esaslı değişiklik teşkil edeceğinden bu indirimin ancak İş Kanunu’nun 22. maddesinde belirtilen şekilde yapılması gerekeceği, davacıya yasal düzenlemelerde öngörülen şekilde yazılı bir teklif yapılmadığı davacının yazılı rızasının alınmadığı, bu cihetle davacının TİS ücret zammı farkı alacağı ile…

Eşin Diğer Eşin Telefon Aramalarına Sürekli Olarak Cevap Vermemesi Manevi Tazminat Verilmesini Gerektirir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2010/18239 Esas 2011/17552 Karar 31/10/2011   “Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalının, aleyhinde yapılan takipler sebebiyle müşterek eve haciz gelmesine sebebiyet verdiği, davacının telefonlarına cevap vermediği ve eşini icra takipleriyle karşı karşıya bıraktığı, ameliyatıyla ve sonrasında hastanede kaldığı süre içinde eşi ile ilgilenmediği gerçekleşmiş olup, davacı yararına…

Eşlerden Birinin Diğerine Sürekli Olarak Hakaret Etmesi Ve Beddua Etmesi Boşanma Sebebidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2016/8013 Esas 2017/13750 Karar 04/12/2017   “Davalı-davacı erkeğin eşini aldatmasından sonra barıştıkları, bir süre beraber yaşamaya devam ettikleri, davacı-davalı kadının eşinin bu davranışını affetmiş en azından hoşgörü ile karşılamış olduğu, bu sebeple bu vakıanın davalı-davacı erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Ayrıca mahkemece davalı-davacı erkeğe kusur olarak yüklenen yakınlarının eşine karşı hakaret içeren…

Yoksul Olan Eş Yoksulluk Nafakası Ödemekle Sorumlu Tutulamaz-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2016/12929 Esas 2018/2752 Karar 28/02/2018   “Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. Kendisi yoksul olan eş yoksulluk nafakası ödemekle sorumlu tutulamaz. Toplanan delillerden davalı erkeğin kendisini yoksulluktan kurtaracak derecede düzenli ve sürekli geliri bulunmadığı…

İştirak Nafakası Boşanma Hükmünün, Fer’isi Mahiyetinde Olduğundan Talep Edilebilmesi İçin Hükmün Kesinleşmesi Gerekir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 8.Hukuk Dairesi 2014/27211 Esas 2016/15863 Karar 21/11/2016   “Somut olayda, şikayetin konusu boşanma ilamı ile hükmedilen iştirak nafakasının ilam kesinleşmeden talep edilemeyeceğine ilişkindir. İştirak nafakası, boşanma hükmünün, fer’isi mahiyetinde olduğundan, talep edilebilmesi için hükmün kesinleşmesi gerekir. İcra takibinin dayanağı …. …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/91 Esas 2010/98 Karar sayılı ilamında müşterek çocuklar için iştirak…

Muvazaa Sebebiyle Ayrım 5. Madde Kapsamında Yer Almadığından Eşit İşlem Borcuna Aykırılık Tazminatı Talebinin Reddine Karar Verilmelidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/3193 Esas 2021/1025 Karar 16/09/2021   “Somut olay incelendiğinde; davacı vekili, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca muvazaaya dayalı ayrımcılığa maruz kaldığından kendisiyle benzer işi yapan davalı işyerinde çalışan işçilerle arasındaki ücret farkının ödenmesi gerektiğini, davalı işverenin muvazaa dolayısıyla eşit işlem borcuna aykırı davrandığı sabit olduğundan İş Kanunu’nun 5. maddesinin 6. fıkrasında düzenlenen…

Davalının Islah Dilekçesine Karşı Beyan Süresi Dolmadan Karar Verilmesi De Davalı Tarafın Hukuki Dinlenilme Hakkını İhlal Etmektedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2024/1691 Esas 2024/2190 Karar 11/09/2024   “Dosya içeriğine göre, davacı davasını 17.01.2022 tarihinde ıslah etmiş olup, ıslah dilekçesi davalı vekiline 22.01.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, Mahkemece ıslah dilekçesine itiraz süresi dolmadan dosya karara çıkarılmıştır. Davalının ıslah dilekçesine karşı beyan süresi dolmadan karar verilmesi de davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmiştir. Bundan ayrı,…

Adi Senetler Bakımından Sahtelik İddiası Ön Sorun veya Ayrı Bir Sahtelik Davası Biçiminde İleri Sürülebilirken Resmî Senetlerin Sahteliği Ön Sorun Olarak İleri Sürülemez Sahtelik Konusunda Ayrı Bir Sahtelik Davası Açılması Gerekir-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/50 Esas 2024/417 Karar 12/09/2024   “6100 sayılı Kanun’un 204/1 inci maddesi gereğince ilâmlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılır. Duruşma tutanaklarının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir. Buna göre mahkeme kararının veya düzenleme şeklindeki noter senedinin aksi ispat edilemez; fakat bunların sahte olduğu ileri sürülebilir. Resmî…

Delil Tespiti Raporuna İtiraz Edildiği Durumda Alacak Tartışmalı Hale Geldiğinden Belirsiz Alacak Davası Açılma Şartlarının Oluştuğu Kabul Edilmelidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/1156 Esas 2024/445 Karar 18/09/2024   “Belirsiz alacak davasının düzenlenme nedeni, davacının dava açarken alacağının tümü için dava açmak istediği hâlde, alacağının miktarını belirlemesi imkânsız veya kendisinden beklenemeyecek olmasıdır. Davacının belirsiz alacak davası açarken amacı alacağının tümünü dava etmek ve tümü hakkında karar verilmesini sağlamaktır. Kısmi dava açmakta olduğu gibi, alacağının…