Şirket Hisse Devrinin İptaline Karar Verildiğine Göre Alacaklıya Bu Hisselerin Haczini ve Satışını İsteme Yetkisi Verilmelidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 4.Hukuk Dairesi 2022/535 Esas 2022/8319 Karar 07/06/2022   “Tasarrufun iptali davasının kabulü halinde, davacı alacaklıya alacağın tahsilini sağlaması amacı ile iptaline karar verilen şey üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi verilmelidir. TTK’nın 522.maddesine göre, limited şirkette ortağın kişisel alacaklısı ortağın şirketteki kâr payına başvurulabileceği gibi TTK’nın 191. maddesi uyarınca tasfiye sonucunda borçlu ortağa düşecek…

Kuru Sıkı Tabancayla Ateş Etmek Genel Güvenliğin Tehlikeye Sokulması Suçu İşlenemez-Yargıtay Kararı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2011/82 Esas 2011/182 Karar 20/09/2011   “Sanığın yerleşim yeri içerisinde ve cadde üzerinde tabanca ile havaya ateş etmesi eylemi, yerel mahkemece 5237 sayılı TCY’nın 170. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamında değerlendirilmiş, ancak suçta kullanılan tabancanın ve bu tabancaya ait boş kovanların ele geçirilememesi ve sanık savunmaları ile tanık beyanları karşısında,…

Nah Yaparsın Sözü ve El Hareketi Türk Toplum Kültürüne Göre Hakaret Niteliği Taşıdığından Hakaret Suçu Oluşmuştur-Yargıtay Kararı

Yargıtay 19.Ceza Dairesi 2019/29061 Esas 2020/6332 Karar 10/06/2020   “Sanığın, suç tarihi itibariyle kendisinden kıdemli olan katılana yönelik olarak, sağ elinin işaret parmağı ile orta parmağının arasına baş parmağını sokup elini yumruk haline getirerek ve kolunu ileriye doğru uzatarak “nah yaparsın” dediği, sözlerinin ve el hareketinin, Türk toplum kültürüne göre hakaret niteliği taşıdığı; aynı gün,…

Yargıç Önünde Yapılan İkrarın Dahi Bağlayıcı Olabilmesi İçin Başka Yan Kanıtlarla Doğrulanması Gerekir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 6.Ceza Dairesi 2015/1932 Esas 2018/1069 Karar 13/02/2018   “Sanık ikrarı da bir delildir. İkrar; aleyhe hukuksal sonuç doğuran bir olayı doğrulayan sanığın kabullenmesidir. İkrar, tek başına kesin kanıt kabul edilemez. Çünkü bir kimsenin çeşitli nedenlerle ikrarda bulunması olanaklıdır. Yargıç önünde yapılan ikrarın dahi bağlayıcı olabilmesi için başka yan kanıtlarla doğrulanması gerekir. İkrarını geri alan…

İşçi Tarafından İmzalanan İstifa Dilekçeleri Hayatın Olağan Akışına Aykırı Olduğundan İşçi Kıdem ve İhbar Tazminatına Hak Kazanmıştır-Yargıtay Kararı

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2016/10679 Esas 2018/11231 Karar 21/05/2018   “Somut uyuşmazlıkta, davacının iki dönem halinde 09.06.2006-07.10.2007 ile 25.10.2007-05.02.2008 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığı, her iki dönem sonuna ilişkin 2 adet istifa dilekçesi bulunduğu, 02.10.2007 tarihli ilk istifa dilekçesinin davacı adına el yazılı ve imzalı olduğu, davacının sebep bildirmeden çıkışının yapılmasını talep ettiği görülmüştür. Davacının…

Senedin Sonradan Doldurulduğu İddia Eden Borçlu Bunu Yazılı Delille İspatlamak Zorundadır-Yargıtay Kararı

Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2019/341 Esas 2020/1368 Karar 08/07/2020   “Bölge adliye mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davanın kambiyo senedine dayalı menfi tespit davası olduğu, takip konusu bonoda davacının keşideci davalının ise lehtar durumunda olduğu, bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı, TTK’nun 778/1-f maddesinin yollaması ile 680/1.maddesi uyarınca tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış…

Kadın Eşin Sahte Twitter Hesabı Açarak Eşi Aleyhine Delil Yaratmaya Çalışması Boşanma Sebebi Teşkil Eder-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2015/13454 Esas 2016/4141 Karar 02/03/2016   “Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tarafların mahkemece ise kabul edilen kusurlu davranışları yanında erkeğin hakaret edip, aşağılayıcı sözler söylediği, kadının ise birlik görevlerini yerine getirmediği, başka bir kadın ismi kullanarak Twitter hesabı açıp eşi aleyhine delil yaratmaya çalıştığı, erkeğin de eşine…

Bölge Adliye Mahkemesi İlk Derece Mahkemesi Kararını Gerekçe Nedeniyle Kaldırırsa Uygun Bir Gerekçeyle Yeniden Esastan Karar Vermelidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 2022/4797 Esas 2022/5570 Karar 10/05/2022   “Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili dairesinin ilk derece mahkemesinin gerekçe hatasını nasıl gidereceği 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b/2. Maddesinde, “Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, duruşma…

Kadın Eşin Borçlarını Ödetmek Amacıyla Erkek Eşle Evlendiği İspatlandığından Kadın Eşin Kusurlu Olduğunun Kabulü Gerekmektedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2022/2863 Esas 2022/4926 Karar 26/05/2022   “Bölge adliye mahkemesince her ne kadar ilk derece mahkemesince davacı-karşı davalı kadına kusur olarak yüklenen vakıalara davalı-karşı davacı erkek tarafından karşı dava dilekçesinde somut bir şekilde ve açık olarak dayanılmadığı belirtilerek bu kusurların kadından çıkarılarak, davacı-karşı davalı kadının boşanmaya sebebiyet verecek herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiş…

Konkordatoda Borçlunun Malvarlığı Değerleri Piyasa Rayiçlerine Göre Belirlenmelidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 6.Hukuk Dairesi 2021/4755 Esas 2022/3074 Karar 06/06/2022   “Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu…