Hukuka Aykırı Elde Edilen Deliller Sanık Lehine Kullanılabilir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 16.Ceza Dairesi 2016/2524 Esas 2017/5338 Karar 08/05/2017   “Ceza Genel Kurulu 03.07.2007 tarih ve 2007/167, 22.01.2008 tarih ve 2008/3 karar sayılı kararlarında; hukuka aykırı olarak elde edilmiş bulunan iletişim tespit tutanaklarının hükme esas alınamayacağını belirtmek suretiyle iletişimin dinlenilmesi hususunda önemsiz/şekli hukuka aykırılık anlayışının geçerli bulunmadığını kabul etmiştir. Gerçektende haberleşme hürriyeti anayasal bir haktır ve…

Uyuşturucu Maddeyi Kendi Rızasıyla Teslim Eden Kişi Hakkında Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerekmektedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 10.Ceza Dairesi 2024/677 Esas 2024/792 Karar 24/01/2024   “Olay tutanağının içeriği ve dosya kapsamına göre; suç tarihinde kolluk görevlilerinin sanıkların bulunduğu aracı durdurmalarından sonra haklarında arama kararı bulunmadığı esnada suç unsurunun bulunup bulunmadığını sormaları üzerine sanık …’ın ancak arama kararı ile bulunabilecek iç çamaşırı içerisindeki suça konu maddeleri teslim etmesi ile kendi suçunu ortaya…

İzinsiz Olarak Başkasının Telefon Numarasını Paylaşmak Suçtur-Yargıtay Kararı

Yargıtay 12.Ceza Dairesi 2014/607 Esas 2014/16665 Karar 07/07/2014   “TCK’nın 136/1. maddesinin, “Bu madde hükmü ile hukuka uygun olarak kaydedilmiş olsun veya olmasın, kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkalarına vermek, yaymak veya ele geçirmek, bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır.” şeklindeki gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, kişisel verilerin, “verildiği”, “yayıldığı” veya “ele geçirildiği”nin kabul edilebilmesi için, kişisel…

Kadın Eşin Erkek Eşe Boşanma Davası Aç Demesi Kusurlu Hareket Değildir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2024/2642 Esas 2024/9545 Karar 05/12/2024   “Bölge Adliye Mahkemesince, tartışmalar sırasında davalı karşı davacı kadının erkeğe ”boşanma davası aç” demesi vakıası kadına kusur olarak yüklenerek erkeğin boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Davalı karşı davacı kadının erkeğe ”boşanma davası aç” demesi bir kusur olmadığı gibi ayrıca bu durum davacı karşı…

İnançlı İşleme Dayalı Tapu İptali ve Tescil Davalarında Zamanaşımı, Davacı Tarafın İnanç Sözleşmesi Gereğince Taşınmazın Kendisine İade Edileceği Ümidinin Bittiği Anda Başlar-Yargıtay Kararı

Yargıtay 7.Hukuk Dairesi 2021/1725 Esas 2022/6474 Karar 01/11/2022   “İnançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davalarında zamanaşımı, davacı tarafın inanç sözleşmesi gereğince taşınmazın kendisine iade edileceği ümidinin bittiği anda başlar. Eldeki davada, dosya kapsamı itibariyle taraflar arasında inanç sözleşmesinin yerine getirilmeyeceğine dair bir niza doğmadığından davacıların taşınmazların inanç sözleşmesi gereğince kendilerine iade edileceği ümidinin…

Azil Sebebi Olan Kararı Temyiz Etmeme Fiilinin Sonucu Değiştirip Değiştirmeyeceği Tespit Edilmelidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2022/6596 Esas 2022/8635 Karar 09/11/2022   “Avukatın, vekil olarak borçları Türk Borçlar Kanunu 505. md ve devamı maddelerinde gösterilmiş olup, vekil, adı geçen Kanunun 506. maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özen ile ifa etmekte yükümlüdür. Vekil, sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak…

Taşınmaz Köy İçerisinde Olup, Arsa Vasfına Dönüşmesi De Mümkün Olmadığından ve Hacizli Taşınmazın Değeri Meskenin Değerinden Düşük Olduğundan Haciz Kaldırılması Gerekmektedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/581 Esas 2022/1539 Karar 17/11/2022   “Kanunda geçen “hâline münasip ev”in ne olduğu, borçlunun aylık geliri, sosyal statüsü, aile fertlerinin sayısı itibariyle küçük veya büyük bir eve ihtiyacı olup olmadığı gibi veriler dikkate alınıp incelenerek tespit edilmelidir (Muşul, Timuçin: İcra ve iflas Hukuku, İstanbul 2008, s. 517). Örneğin borçlu ve ailesi…

Gerçek Bir Alacak Borç İlişkisi Olmaksızın Senedin Muvazaalı Olarak Ciro Edilmesi Borçlunun Zararına Kötü Niyetli Olarak İktisap Edildiği Kabul Edilmektedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/298 Esas 2022/1531 Karar 17/11/2022   “Somut olay değerlendirildiğinde; davacı, davalı … ile imzaladığı 13.12.2011 tarihli “araç ortaklık sözleşmesi” ve 01.01.2013 tarihli sözleşme uyarınca davalı …’e, teminat olarak 13.12.2011 keşide tarihli ve 09.04.2013 ödeme tarihli senet verdiğini, anılan sözleşmeler uyarınca davalı …’e borçlu olmadığı hâlde davalı …’ün senedi muvazaalı olarak diğer…

Senedi Tahsil Cirosu ile Devreden Ciranta Aleyhine Açılması Gereken Menfi Tespit Davası Senedi Elinde Bulunduran Hamil Aleyhine Açılamaz-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/329 Esas 2022/1490 Karar 10/11/2022   “6762 sayılı TTK’nın 600/2. maddesine göre, senetten sorumlu olanlar ancak cirantaya karşı ileri sürebilecekleri def’îleri hamile karşı dermeyan edebilirler. Buna karşılık, ciro edilen kişi senetten doğan hakkın maliki olmadığından, senetten dolayı sorumlu olanlar, senedi tahsil cirosu ile ciro edenin şahsına karşı sahip oldukları def’îleri senedi…

Asli Müdahilin Davasının da Reddedilmesi Durumunda Hem Asli Müdahil Hem de Davacı Aleyhine Ayrı Ayrı Vekalet Ücreti Hükmedilmelidir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 7.Hukuk Dairesi 2021/8410 Esas 2022/6706 Karar 08/11/2022   “Asli müdahale, hukukumuzda ayrı (genel) bir kanun hükmü ile düzenlenmiş değildir. 6100 sayılı HMK’nın asli müdahale başlıklı 65. maddesinde; (1) Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına…